Antalyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antalyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2009 Pazartesi

Topun Ağzındakiler

Mehmet Özdilek

Fenerbahçe önünde puana çok yaklaşmasına karşın maçın son dakikalarında verdikleri inanılmaz pozisyon sonucu kalesinde gölü gören Antalyaspor da Memet Özdilek eleştirilerin odağı oldu. 8. haftada da Sivasspor mağlubiyeti ile ligin sonuna demir atan Antalyaspor da Mehmet Özdilek bakalım ne zaman pes edecek. Fenerbaçe maçında alınan mağlubiyet sonrası Sayın Özdilek'in istifa etmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Zira bu noktadan sonra alınacak her kötü sonucun tek sorumlusu Mehmet Özdilek olarak görülecektir. Bu da Mehmet'in teknik direktörlük kariyerine zarar verecektir. Bu saatten sonra kendisi ve Antalyaspor için en hayırlısı bu olur.

Bülent Uygun

Sivasspor'a tarihinde ligte en iyi yerlere gelmesinde en büyük pay sahibi Bülent Uygun, 8. hafta sonunda Antalyaspor karşısında ilk galibiyetini alabildi. Şampiyonlar Ligi'nden kötü bir şekilde elendikten sonra UEFA Avrupa ligi eleme maçları sonunda avrupa defterini kapayan Yiğidoların teknik direktörü ligte alınan kötü sonuçların getirdiği baskıya dayanamadı. İstifasını açıklayan Bülent Uygun için Sivasspor yönetiminin alacağı karar bekleniyor. Uygun'un istifası kabul edilirse Bülent Uygun bu sezon ligte takımından ayrılan 3. teknik adam olacak. 8 hafta sonunda sadece 4 puan alabilen Uygun'un istifa etmesini akılcı bir karar olarak görüyorum. Zira alınacak her kötü sonuç, yönetim ve taraftar nezlinde hedef olmasına ve kaçınılmaz sona doğru biraz daha yaklaşmasına sebep olacaktı.

Mustafa Denizli

Bu hafta ligte Denizlispor'u yenerek az da olsa nefes alan Beşiktaş'ta sular bakalım ne zaman durulacak. Denizlispor maçında Beşiktaş taraftarının hedefi olan yönetim ve başkan Demirören, taraftarın büyük bir çoğu tarafından kötü sonuçların sorumlusu olarak görülen teknik direktörü Mustafa Denizli'nin arkasında bakalım ne kadar durabilecek. Beşiktaş'ta 9. haftadaki Kasımpaşa maçı sonrası oynanacak zorlu lig maçları ile girilecek periyotta alınacak sonuçlar Sayın Denizli ve Başkan Demirören'in kaderini belirleyecek. Kısacası Beşiktaş, her an küçük bir kıvılcım ile patlayacak bir bombanın üzerinde oturuyor.

''Büyük teknik adam olmak, sadece başarı kazanmak ile değil, aynı zamanda yeri geldiğinde başarısızlığı kabul edip bırakma erdemini göstermekle mümkün olabilir.''

28 Eylül 2009 Pazartesi

Baboo Ne Yapıyorsun Sen Yaw?

Antalyasporlu oyuncu sanırım Hakan Özmert, Cristian'ın bacak arasından topa ilginç bir şekilde müdehale etmek istemiş. Maçta bu pozisyona Yunus Yıldırım ne verdi ve Hakan o topa dokundumu hatırlayamıyorum ama Yunus Yıldırım pozisyonu gayet yakından süzüyor. Resmi görünce nasıl bir topa müdehale etme biçimidir bu diye düşünmeden edemedim. Gerçi bu pozisyonda Cristian'ın ne düşündüğü daha önemli sanırım :) Bu maçta Antalyasporlu oyuncular topa müdehale etmek için ilginç hareketler yaptı. Kaleci Polat'ın Uğur'a müdehalesi, Orhan Akın'ın Kazım ile olan mücadelesinde topa giriş biçimi futbol sahalarında görülmesi biraz mümkün olmayan cinstendi. Sanırım Yunus Yıldırım, kararları verirken bu beklenmedik biçimde gerçekleşen hareketlere bir mana veremediğinden düdükleri yanlış çaldı ya da çalamadı :)

27 Eylül 2009 Pazar

Güreş Müsabakası mı Bu?

37 dakika geride kalmıştı ki bu dakikaya kadar Fenerbahçe'ye 4 Antalyaspor'a 7 faul düdüğü çalımıştı Yunus Yıldırım. Ha birde Fenerbahçeli 3 futbolcuya sarı kart gösterdi. Böyle 3 sarı kart daha ligte bugüne gösterilmemiştir diyecem, hakem eskileri tarafından hedef gösterilen Fenerbahçeli oyuculara şimdiye kadar gösterilen kartların çoğu bu Fenerbahçe düşmanı ezik hakem eskilerinin telkinleri sonrası verilmiştir düşüncesi bu maç sonrası daha da pekişti. Bu da artık apaçık ortadadır. Hem telkinde bulunanlar hem de bu telkinlere kulak verip dinleyenler bir gün elbette bu söylediklerinin ve yaptıklarının hesabını verirler buna inancımız sonsuz da, hadi biz iyi niyetli düşünelim ve hakemin saha içinde kontrolün ve oteritenin kendisi olduğunu göstermek amacı ile bu katları gösterdiğini varsayalım. Peki bu seferde sormazlar mı kontrolü ve oteriteyi elinde bulunduran Sayın Yunus Yıldırım'a, Antalyaspor kalecisinin Uğur Boral'la yaptığı güreşi nasıl görmezsin? Anlık bir olay değil ki bu göz kırptım göremedim diyebileceğin. Futbol oyun kurallarında böyle bir hareket için ne deniyor? Fenerbahçe'ye penaltı çalınması için rakip defans oyuncuları ne gibi bir hareket yapmalı daha. Pes doğrusu!!! Başka da birşey denemez zaten bu çalınan düdüklere...

Antalyaspor'u da 3 Puanla Geçtik...

Maça çıkan onbiri görünce anladık ki rotasyon motasyon nafile. Sayın Daum kafasında belirlediği onbiri oynatmaya devam ediyor. Özer 18 kişilik kadroyu bırakın Antalyaya giden kafilede bile yoktu. Maç bittiğinde ise maçta yapılan değişiklikleri düşündüğümüzde gördük ki Deivid ilk onbir için Daum'un kafasından tamamen silinmiş. Öte yandan oyuna giren Uğur ve Semih'te 40dakika oynadıkları maçta pekte verimli olamadılar. Kazım'ın yeteneği konusunda hiç kimsenin şüphesi yok. Maçtan önce ''Kazım oynarsa, artık bize gününde olması için dua etmek düşer:)'' demiştik. Dün akşam Kazım günündeydi. Muhtemelen geçen haftaki maçtan sonra saha içindeki ve taraftarlarla olan diyalogları konusunda dikkati çekildi. Daha disiplinli ve istekli oynadı. Karşısındaki Antalyaspor savunma oyuncularını her defasında rahatlıkla geçti. Alex'in pasını gole çevirerek takımı öne geçirdi.
Guiza yine ekran karşısında hepimizi çileden çıkaradı. Kaleci ile karşı karşıya kalan ama bir türlü gol atma becerisini gösteremeyen Guiza, Alex'in asistlerini de yedi. Alex'in asistlerini yerken de kaçırdığı goller nedeniyle maçın kopmasını engelledi.

Alex maçın adamıydı hiç süphesiz. Ne demiştik ceza sahası önü Alex'in en etkili olduğu alan. Antalyaspor maçında da attığı gollük paslarla galibiyetin en önemli ismi oldu. Gökhan'ın sakatlanması sonrasında Semih oyuna girdi ve M.Topuz Gökhan'ın mevkisine geçti. Bu dakikadan sonra orta sahaya çekilen Alex 2.gol pası dışında tüm etkinliğini de yitirdi.

Açıkçası 7 hafta sonunda alınan 7 galibiyet ilerleyen haftalar düşünüldüğünde önemli bir başarı. Ancak buna karşın, kaçırılan goller, direkten dönen toplar, Antalyaspor'un maçtaki tek gol pozisyonu sonunda bulduğu yediğimiz abuk sabuk gol ve maçın son dakikasında halı sahalarda görülmesi mümkün olabilecek gol ile maçın kazanılması, Fenebahçe düşmanlarının yine takım üzerinde spekülasyon yapması için ekmeğine yağ sürdü. Guzia girdiği iki net pozisyonu gole çevirse ya da direkten dönen 3toptan ikisi gol olsa maçın skoru farklı olacak ve takım hakkında atıp tutanlar biraz daha söylediklerine dikkat etmek zorunda kalacaklardı. Ama yakalanan pozisyonalar değerlendirilemedi bir de şansızlık sonucu toplar direkten dönünce maç zor kazanılan bir galibiyet olarak hatırlarımıza düştü.

30 Ağustos 2009 Pazar

TSL Cumartesi Sonuçları 3 te 3

Denizlispor'a zaten şans tanımamıştık. Nitekim Kayserispor da Denizlispor şans tanımadı ve maçı 3-0'lık net bir skorla galibiyete ulaştı. Açıkçası skor tahmini vermemiştim ancak 2-0 biter diye düşünüyordum. Denizlispor'un gol atmadan 3 gol yemesi maç öncesi açıkçası zorlama bir beklenti olurdu. Ancak maç oynanınca gördük ki Denizlispor bu skorla kurtulmuş diyoruz. Anlaşılan kümeye düşmeye bu sene gerçekten hevesli Denizlispor. Ev sahibi favori olduğu maçı net bir skorla kazandı. Bu arada Cangele'nin attığı 2 golde birbirinden güzeldi.
Geçen 3 haftayı değerlendirdiğimizde ve kadrosu yapısı ile Eskişehirspor'un 3puan alacağını bekliyorduk. Nitekim kendi evinde oynamanın avantajı ile maçı kazanarak 3puanı hanesine yazdı. Skor tahmininde bulunsak 2-0 yada 2-1 derdik ki maçta 2-1 bitti. Gerçi maçta takımlar buldukları net pozisyonları gole çevrilebilse skor daha farklı da olabilirdi. İki takımda net pozisyonları gole çeviremeyince maçın sonucu 2-1 de kaldı. Hele Youla'nın kaçırdığı bir gol var ki kaleci ile karşı karşıya bir an o pozisyonda Guzia'yı gördüm gibi geldi :)

Evet açıkçası bir parçada olsa Ankaragücü'nün kendi evinde oynama avantajı ile kazanacağını düşünüyordum. Bunun yanında gerçekte iki takım değerlendirildiğinde bu maçtan bir beraberlik çıkabileceğini belirttik. Ancak anlaşılan, İstanbul B.B iki kere öne geçtiği maçı kazanabilirmiş. Maçın çekişmeli geçeceğini tahmin ediyordum ama bu skor açıkçası beklediğim bir skor değildi. Beraberlik olarak 1-1 yada 0-0 skorları düşünülebilirdi. Ancak kartlı bir maç oluşu, skorun sürekli İstanbul B.B lehine oluşu skoru 2-2'ye taşıdı ve Ankaragücü beraberliği kurtaran taraf oldu. Kendi seyircisi önünde de galibeyete ulaşamayan Ankaragücü'nü sıkıntılı bir süreç bekliyor. Bu arada Ankaragücü adına, Ceyhun kaçırdığı goller ve gördüğü kırmızı kartla maça damgasını vururken takımını da galibiyetten etti. Aynı durum İstanbul B.B.'de Tum için geçerli. İki takımda savunma becerilerini biraz daha arttırabilirlerse ilk 8 içinde yer bulurlar.

Bu Konular İlginizi Çekebilir:

29 Ağustos 2009 Cumartesi

TSL'de Cumartesi EV SAHİPLERİ FAVORİ

Beşiktaş - Gaziantepspor maçı ile 4 haftası başlayan Turkcell Süper Lig bu akşam oynanacak üç maç ile devam edecek. Bu akşam ev sahipleri favori gözüküyor. Ankaragücü sahasında ligte ilk galibiyetini almak ve baskıdan kurtulmak istiyor. Henüz yenilgisi olmayan İstanbul B.B. ise enaz bir beraberlik kurtarabilecek güçte. Kayserispor kendi evinde henüz puan alamamış olan Denizlispor'u konuk ediyor. Denizlispor ilk iki hafta Fenerbahçe, Galatasaray gibi büyük takımlara karşı oynaması ve Sivasspor maçının henüz oynamaması nedeniyle puanla tanışamadı. Ancak Denizli'nin oynadığı oyun biçimi ve taktik anlayışı ile bu sene ligte tutanabileceğini düşünmüyorum. Geride kalan 3 haftada oynanan maçlar düşünüldüğünde, kadro olarakta bu sene iyi bir ekip kuran Eskişehirspor'un, Antalyaspor karşısında 3 puan alacağını bekliyorum. Kısacası ev sahipleri 3 puana en yakın ekipler. Ankaragücü - İstanbul B.B maçından bir beraberlik çıkabilir.