Diyarbakırspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyarbakırspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2009 Cuma

TSL'de 8. Hafta Maçları Heyecanlı Geçecek...

Trabzonspor - Gaziantepspor: Bu akşam saat:20.00'de oynanacak Trabzonspor - Gaziantepspor maçı ile TSL'de 8. hafta heyecanı başlayacak. Geçen hafta sahsında Ankaragücü'ne mağlup olarak şimşekleri üzerine çeken Antep takımı, Trabzon deplasmanında mutlak puan almak hedefinde olacak. Trabzonspor ise 2-0 öne geçtiği Gençlerbirliği maçında rakibi ile berabere kalarak yaşadığı hayal kırıklığını kendi sahasında yaşamamak ve Lig'te üst sıralar için olan mücadelesini sürdürmek için mutlak kazanmak isteyecek. Bu nedenlerden dolayı iki takımda temkinli oyunu tercih edecektir. Trabzonspor bu maç için 3 puana yakın ekip. Maçın ilk yarısında Trabzonspor gol bulmalı maçı kazanmak istiyorsa. Zira ikinci yarıda kondisyon olarak oyundan düşüyorlar. Gaziantepspor ise ilk yarıda gol yemezse belki Trabzon deplasmanından zor olsada puan alabilir.
Skor tahmini : 2-1, ya da 3-1 Trabzonspor. 1-1 düşük ihtimal.

Diyarbakırspor - İ.B.Belediyespor: TSL'de cumartesinin ilk maçı ligte aynı puana sahip Diyarbakırspor - İ.B.Belediyespor arasında oynanacak. Hücum futbolu oynayan İ.B.Belediyespor ile daha ziyade savunmada kalıp kontraatak futbolu tercih eden Diyarbakırspor arasında oynanacak maç güç dengeleri gözetildiğinde ortada bir maç gibi duruyor. Maçın tarafsız sahada oynanması nedeniyle Diyarbakırspor kendi evinde oynama avantajından yoksun olacak. Ayrıca geçen hafta Bursa deplasmanında 4 gol yiyen Diyarbakırspor temkinli olacaktır. Maçta her iki takımda gol bulur düşüncesindeyim. Dolayısyla gollü bir beraberlik şarşıtıcı olmaz. İki takımda puanları paylaşırlar kanaati bende hakimken galibiyete yakın taraf olarak İ.B.Belediyespor'u görüyorum. Zira kendine çıkış arayan Sivasspor'u zorlu bir mücadele sonunda 1-0 yenmesi Belediyespor'un kendi dengi takımlarla olan maçlarda mücadeleyi bırakmadığının bir kanıtı.
Skor tahmini: Öncelikle bereberlik 1-1 ya da 1-2 İ.B.Belediyespor.

Manisaspor - Bursaspor: TSL'de cumartesinin ikinci maçı ise Manisaspor - Bursaspor arasında oynanacak bu maç ilk beşi zormassını beklediğim bu iki ekip arasındaki güç farkını görmemizi de sağlayacak. Bursaspor geçen hafta Diyarbakırspor'u kendi sahasında 4-0 yenerek büyük bir moral ile Manisaspor kaşısına çıkacak. Manisaspor Sivas maçı hariç hiçbir maçta 1golden fazla atamamış ve tek yenilgisini Fenerbahçe'ye karşı almış. Bursaspor ise deplasmanda Eskişehirspor'a ve kendi sahasında Fenerbahçe'ye mağlup olmasına karşın ligte rakibine göre daha fazla galibiyeti var. Az gol atıp, az gol yiyen Manisaspor ile ona kıyasla daha fazla gol atan ve yiyen Bursaspor mücadelesi gerçekten ilginç ve seyredilme zevki olacak bir maç gibi görünüyor. Bütün bunların ışığında Manisaspor'un kendi evinde mağlup olacağını düşünmüyorum. Yüksek ihtimalle maç golsüz eşitlikle ya da 1-1 gibi biter ama mutlak berabere biter diye düşünüyorum.
Skor tahmini: 0-0 ya da 1-1 mutlak beraberlik

Beşiktaş - Denizlispor: TSL'de cumartesinin 3. ve son maçı Beşiktaş - Denizlispor arasında oynanacak. Geçen haftayı ligte maç oynamadan geçen, ancak haftaiçi Şampiyonlar liginde CSKA Moskova yenilgisi ile hüsrana uğrayan Beşiktaş, ligte de aldığı kötü sonuçlara dur diyebilmek için Denizlispor karşısında mutlak kazanması gereken bir maça çıkacak. Öte yandan Lige Fenerbahçe ve arkasından Galatasaray yenilgisi ile başlayan ve sonrasında teknik adam değişikliğine giden Denizlispor ligte kötü günleri geride bırakmak istiyor. Lige 3 büyüklerden ikisi ile oynayarak başlayan ve Fikstür dezavantajı yaşayan Denizlispor'a Beşiktaş deplasmanında şanş vermiyorum. Mutlak Beşiktaş'ın galibiyeti ile bitecek bir maç gibi görünüyor. Skor farkı ise Beşiktaş'ın maçta gol yollarındaki becerisine bağlı olacak. Öte yandan Denizlispor eğer maçtan puan veya puanlar ile çıkarsa Beşiktaş yönetimini ve Mustafa Denizli'yi kimse kurtaramaz.
Skor tahmini: 1-0, 2-0 Beşiktaş

30 Ağustos 2009 Pazar

TSL'de Pazar

Gecenin en çekişmeli maçı olmasını beklediğim Tranzonspor - Bursaspor karşılaması, 3 neticeli ancak favorim Bursaspor. Trabzonspor, bu maça kendi sahasında kötü bir sonuç almamak adına kontrollü başlayacaktır. Aynı şekilde Trabzon gibi bir deplasmanda oynuyor olması nedeniyle Bursaspor da kontrollü olacaktır. Gol pozisyonu üretmekte güçlük çeken ve kanat organizasyonu gerçekleştiremeyen Trabzonspor'un, hafta içi oynadığı UEFA Avrupa Ligi play-off maçının yorgunluğunu da bu maçta hissedecektir diye düşünüyorum. Trabzonspor'un ligte istediği sonuçları elde edebilmek için biraz daha zamana ihtiyacı var. Bu maçın sonucu ne olursa olsun taraftar ve yönetim sabretmeli diyorum. İlk yarım saatinin golsüz geçmesini beklediğim maçta gölü önce Bursaspor bulursa Trabzonspor kendi evinde bir malubiyet daha alır. İlk gölü Trabzonspor bulursa mutlaka Bursaspor gol bulacaktır. Maç gollü bereberlik olarak görünüyor %50. Beraberliği bozacak ve kazanacak ekip Bursaspor olabilir %40. Belki herşey Trabzonspor'un istediği gibi olur ve seyircisi önünde bir galibiyet alır%10.

Doğu ve Güneydoğu Anadolunun takımlarının mücadelesinde bakalım gülen taraf hangi takım olacak. Sivasspor bu maçı ligte kendisi için mutlaka bir çıkış maçı olarak görecektir. Avrupa ve Lig'te kötü sonuçlar almasına karşın sezon hazırlıklarına erken başlaması Sivasspor için bir avantaj. Buna karşın sezon hazırlıklarına çok geç başlayan Diyabakırspor ise bunun dezavantajını bu maçta yaşayacak diye düşünüyorum. Maçın ilk yarım saati golsüz geçerse, Sivasspor maçı kolay koparır. Ancak Diyarbakırspor gol bulursa Sivasspor işi zora sokar. Yinede bu Akşam Sivasspor'un kesinlikle galip geleceğini düşünüyorum. Skor tahmininde bulunacak olursak 2-1 yada 2-0.

Kasımpaşa evinde Gençlerbirliğini ağırlıyor. Kasımpaşa kendi klasmanındaki Antalyaspor'a geçen hafta 2-0 mağlup olmuştu. Henüz puanla tanışmayan Kasımpaşa'ın bu akşam Gençlerbirliği karşısında bu nedenle de puan alabileceğini kesinlikle düşünmüyorum. Denizlispor ve Antalyaspor ile beraber bu sene düşme potasındaki ekiplerden biri olarak görünüyor. 3haftadır rakipleri ile berabere kalarak galibiyetle tanışamayan Gençlerbirliği ise bu maçla ligte ilk galibiyetine ulaşarak Ankaraya mutlu döner. Kısacası banko Genlerbirliği diyorum. Skor tahmininde bulunacak olursak o-2 yada 1-2 Gençlerbirliği lehine olur. Bu maçta skorun artması Gençlerbirliğinin gol yollarındaki becerisine bağlı olacak.

25 Ağustos 2009 Salı

Karpuzun Kabuğu Ekşiydi Ama Tadı Damakta Kaldı

Kısaca maç böyle geçti. Skor, böyle zor şartlar altında oynanan bir maç için bizim açımızdan tatminkardı . Birdaha aynı olayların olmaması dileğiyle artık biraz futboldan bahsedelim.

Ligte yediğimiz bu ilk gol son anı itibari ile abuk sabuk denecek bir goldü. Yediğimiz bu golde evet, Diyarbakırspora son pozisyonda şans yardım etti. Ancakkk bu topta oraya gökten düşmedi. Hücumda kaptarılan ve Diyarbakırspor yarı sahasının ortasından Lugano ve Bilica arasına atılan top geciken müdehaleler ve sonrasında cezasahası içine kadar geldi ve şans golü oldu Diyarbakırspor için. Yine ilk yarıda böyle araya bir top daha atıldı ve Mendoza'nın vuruşu çok az farkla kalenin üstünden dışarı gitti. Lugano ve Bilica arasına kaçan ve biraz hızlı olan bir forvet kalemiz için herzaman tehlike oluşturacak bu görünüyor. Ancak Lugano ve Bilica'nın bu kadar uzaktan gelen toplara ilk anda müdehale etmeleri gerekiyordu neden etmediler anlamak mümkün değil. Rakip sahadan uzun atılan topları izlemek yerine top yere inmeden müdehale etselerdi bu pozisyonlar yaşanmazdı.

Hiç şüphe yoktur ki maçın adamı Gökhan Gönül. Hem yenilen golden sonra takım arkadaşlarına 'ne oluyoruz ya' tarzında yaptığı selzeniş, hem gösterdiği mücadele, hemde bu seneki Fenerbahçe jeneriklerine bir başkasını kattığı attığı golle maçın adamı olmayı hak etti. Cesur Yürek Gökhan Gönül form grafiğindeki yükselişi arttırmaya devam etti yine bu maçta.

Kazım Kazım sana demek DAUM lazım. Form grafiğini yükseltmeye devam eden diğer bir futbolcumuz da Kazımdı. Attığı golde ve direkten dönen topta, topa ne kadar hızlı vurduğu mutlaka ölçülmeli. Kazım biraz bu konunun üzerine eğilip şut isabet yüzdesini arttırmaya çalışmalı yada çalıştırılmalı. Mükemmel bir vuruş becerisi elde edebilecek kalitede biri. Kendisi ve takım için son derece faydalı olur böyle bir çalışma.

Andre Santos maçta çok mücadele etti çokta faule mahruz kaldı . Topu saklaması, ayaklarına hakimiyeti mükemmeldi. Ancak ikli mücadelelerde hakem düdük çalmadan topu bırakmaması gerekiyor. Nitekim böyle bir iki pozisyonda hakem düdüğünü çalmadığı gibi kaptırılan toplar tehlike yarttı. Derbi mücadeleleri ve daha güçlü rakiplere karşı oynarken Santos'un buna daha fazla dikkat etmesi gerekiyor. Bu maçta önceki maçlara oranla gözle görülür bir fark yoktu Santos'un form grafiğinde. Sanırım atmosfer konsantrasyonunu bozdu.

Maçın adamını Gökhan seçmesek eminimki Emre derdik. Form grafiğindeki artış devam eden diğer bir futbolcumuzda emre idi. Belki gol atmadı ama golün asistini yaptı. Mücade etti hem hakemle hemde sahadaki rakiple. Emre iyi gidiyor aman nazar deymesin. Semih Şentürk ilk onbirde başladı ve gölünü attığı. İlk yarıda direkten bir topu döndü ki tam hazır olsa top ağlarla buluşurdu. Keza ikinci yarıda kafa ile vurduğu top dileği adeta yaladı geçti oda gol olurdu. Sakatlığı geçti ya takıma döndüya daha ne isteriz şimdilik buda yeter.

Son olarak birazda Diyarbakırspora değinelim. Topa rakip sahada basmaları, pres yapmaları iyidi. 90 dakikaya yayılacak bir kondisyon ile çok iyi şeyler yapabilir bir görüntü sergildi takım olarak Diyarbakırspor. Tazemeta ve Mendoza Diyarbakırsporun güçlü silahları. Kalecileri de iyi. Ancak Tolga ve Şener gibi futbolcuların yerine daha genç ve dinamik futbolcular kadroya dahil edilirse çok daha iyi olur. Kondisyon kazanmadan presin bir mantığının olmadığını 60dakikadan sonra takımın dökülmesiyle bu maç itibari ile sanırım Sayın Ziya Doğan anlamıştır.



Sonuç: Diyarbakırspor deplasmanından 3puanı aldıkmı aldık, gerisini bundan sonra rakiplerimiz düşünsün.

İlginizi çekebilir: Demokratik Açılım Mağlubiyeti

Demokratik Açılım Mağlubiyeti

Diyarbakır takımı sahada belki 3-1 mağlup oldu ama en büyük yenilgiyi Diyarbakır taraftarı ve Diyarbakır şehri aldı. Maça damgasını vuran tribünlerden sahaya atılan yabancı maddeler oldu. İlk yarının başında başlayan pet şişe, çakmak yağmuru ikinci yarının başında taş ve maytap yağmuruna dönüştü. 53. dakikada Kazım'ın yanına atılan yabancı madde patlarken, futbolcularda tedirginlik yarattı ve aynı esnada da ceviz büyüklüğünde bir taş da futbolcuların hemen yanına düştü. Saha kenarında ısının futbolculara da birçok yabancı madde atılırken atılan maddelerden biri Özer Hurmacı'nın bacağına isabet etti. Daha ne olabilir ki denilen bir anda maçın 77. dakikasında sahaya giren bir taraftar tedirgin gözlerle izlenirken güvenlik güçleri tarafından yakalandı ve dışarıya çıkarıldı. Tabii şehir Diyarbakır ve saha Diyarbakırsporun sahası olunca tedirgin olmamakta elde değil. Ancak bu tedirginliğide yaratan Diyarbakır taraftarının bizzat kendisi. Karşılaşma sırasında başlayan olayların maçın son düdüğünden sonra da durmadığı ve olayların sokaklara taştığı haber organları tarafından bildiriliyor. Polisin yapılan taşkınlıkları önlemek için olaylara biber gazı kullanarak müdehale ediyormuş. Yazık hemde çok yazık.

Başkanımız Aziz Yıldırım maçtan sonra memleketi Diyarbakırda olmaktan memnun olduğunu ancak çıkan olaylardan dolayı çok üzüldüğünü, bu şehre gelen büyük takımların Diyarbakırspor'un rakibi olmadığı bu anlamsız agrasifliğin Diyarbakırspor'a ve Diyarbakır şehrine büyük zarar verdiğini söyledi.

Maçın başından beri süre gelen bu taşkınlık ve şiddetin sebebinin ekonomik sıkıntıların olmasından ya da bireysel özgürlüklerin az olmasından kaynaklanıyor diyerek açıklamak sadece gerçekleri görmekten kaçmaktan başka birşey değildir. Spor bir yaşam tarzı, demokrasi bir toplum kültürü ise bugün Diyarbakırda bir yaşam tarzı ve bir toplum kültürü olan demokrasi mağlup oldu. Bu mağlubiyet hangi demokratik açılım paketi ile galibiyete dönüştürülebilir?

ALMAN teknik adam(teknik direktörümüz) Daum maçtan sonra yakasındaki ATATÜRK rozeti hakkında gelen soruya 'ben ATATÜRK fanatiğiyim' dedikten sonra türkçe konuşarak 'EN BÜYÜK ATATÜRK 'demesi demokratik açılımın hangi yönde yapılması konusunda ders niteliğinde oldu. Ayrıca böyle harp havasında geçen bir maçtan sonra yabancı bir teknik adamın bu sözü ve davranışı o kadar anlamlı olduki sanırım bunun üzerinede daha birşey söylenmez. Ne maç yorumu yapılır nede takımların analizi yapılır.