Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2009 Salı

Türkiye Kupası Grupları Belli Oldu

Geçen sene Fortis Türkiye Kupası, bu sene ise Ziraat Türkiye Kupası ismi ile oynanacak olan Türkiye Kupasında grup kuralları çekildi ve maç programı belli oldu.

Grup A

Fenerbahçe, Eskişehirspor, Antalya, Altay, Tokatspor.

Grup B

Trabzonspor, Galatasaray, Ankaragücü, Denizli Belediyespor, Orduspor.

Grup C

Sivasspor, Denizlispor, Giresunspor, Tarsus İdmanyurdu, Bursaspor.

Grup D

Beşiktaş, İ. B. Belediyespor, Manisaspor, Kasımpaşa, Konya Şekerspor.
Grup maçları aşağıdaki tarihlerde oynanacak;

-1. HAFTA-
23 Aralık 2009 Çarşamba

A Grubu: Fenerbahçe-Altay, Antalyaspor-Eskişehirspor, (Tokatspor bay)
B Grubu: Denizli Belediyespor-Ankaragücü, Galatasaray-Trabzonspor, (Orduspor bay)
C Grubu: Giresunspor-Bursaspor, Sivasspor Tarsus İdmanyurdu, (Denizlispor bay)
D Grubu: Manisaspor-Beşiktaş, Konya Şekerspor-Kasımpaşa, (İ. B. Belediyespor bay)

-2. HAFTA-
10 Ocak 2010 Pazar

A Grubu: Tokatspor-Antalyaspor, Eskişehirspor-Fenerbahçe, (Altay bay)
B Grubu: Orduspor-Galatasaray, Trabzonspor-Denizli Belediyespor, (Ankaragücü bay)
C Grubu: Denizlispor-Sivasspor, Tarsus İdmanyurdu-Giresunspor, (Bursaspor bay)
D Grubu: İ. B. Belediyespor-Konya Şekerspor, Kasımpaşa-Manisaspor, (Beşiktaş bay)

-3. HAFTA-
13 Ocak 2010 Çarşamba

A Grubu: Altay-Eskişehirspor, Fenerbahçe-Tokatspor, (Antalyaspor bay)
B Grubu: Ankaragücü-Trabzonspor, Denizli Belediyespor-Orduspor, (Galatasaray bay)
C Grubu: Bursaspor-Tarsus İdmanyurdu, Giresunspor-Denizlispor, (Sivasspor bay)
D Grubu: Beşiktaş-Kasımpaşa, Manisaspor-İ. B. Belediyespor, (Konya Şekerspor bay)

-4. HAFTA-
17 Ocak 2010 Pazar

A Grubu: Antalyaspor-Fenerbahçe, Tokatspor-Altay, (Eskişehirspor bay)
B Grubu: Galatasaray-Denizli Belediyespor, Orduspor-Ankaragücü, (Trabzonspor bay)
C Grubu: Sivasspor-Giresunspor, Denizlispor-Bursaspor, (Tarsus İdmanyurdu bay)
D Grubu: Konya Şekerspor-Manisaspor, İ. B. Belediyespor-Beşiktaş, (Kasımpaşa bay)

-5. HAFTA-
27 Ocak 2010 Çarşamba

A Grubu: Eskişehirspor-Tokatspor, Altay-Antalyaspor, (Fenerbahçe bay)
B Grubu: Trabzonspor-Orduspor, Ankaragücü-Galatasaray, (Denizli Belediyespor bay)
C Grubu: Tarsus İdmunyurdu-Denizlispor, Bursaspor-Sivasspor, (Giresunspor bay)
D Grubu: Kasımpaşa-İ. B. Belediyespor, Beşiktaş-Konya Şekerspor, (Manisaspor bay)

Final 5 Mayıs 2010'da oynanacak.

7 Ekim 2009 Çarşamba

TSL'de Görevinden Ayrılan 3. Teknik Adam

TSL'de Denizlispor ve Kasımpaşa'nın Teknik Direktörleri ile yolları ayırmasından sonra görevinden ayrılacak 3. teknik adamın kim olacağı konusunda tahmin amaçlı yaptığımız anketimiz Sivasspor yönetiminin Sayın Bülent Uygun'un istifasını kabul etmesi ile sonlandı. Ankette en yüksek oyu Sayın Mustafa Denizli alırken 2. sırada yer alan Bülent Uygun tercihi ise tahminleri doğru çıkardı. Mustafa Denizli tercihi ise Beşiktaş yönetiminin Denizli'ye sahip çıkması sonucu, son anda direkten döndü ve bu yöndeki tahminler gerçekleşmedi. Ankette 3. sırada yer alan ve halen görevine devam etmekte olan Mehmet Özdilek ise takımı Antalyaspor'un aldığı kötü sonuçlar sonucu eleştirilerin odağı konumunda ve koltuğu sallanmakta.
Turkcell Süper Lig'te görevinden ayrılan 3. teknik adam Bülent Uygun

Not: TSL'de 8 de 8 yapmış bir takımın teknik adamın aldığı oylar ise müşkülpesent oylar katogorisinde yer aldığından ankette sıralamaya sokulmadı.

5 Ekim 2009 Pazartesi

Topun Ağzındakiler

Mehmet Özdilek

Fenerbahçe önünde puana çok yaklaşmasına karşın maçın son dakikalarında verdikleri inanılmaz pozisyon sonucu kalesinde gölü gören Antalyaspor da Memet Özdilek eleştirilerin odağı oldu. 8. haftada da Sivasspor mağlubiyeti ile ligin sonuna demir atan Antalyaspor da Mehmet Özdilek bakalım ne zaman pes edecek. Fenerbaçe maçında alınan mağlubiyet sonrası Sayın Özdilek'in istifa etmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Zira bu noktadan sonra alınacak her kötü sonucun tek sorumlusu Mehmet Özdilek olarak görülecektir. Bu da Mehmet'in teknik direktörlük kariyerine zarar verecektir. Bu saatten sonra kendisi ve Antalyaspor için en hayırlısı bu olur.

Bülent Uygun

Sivasspor'a tarihinde ligte en iyi yerlere gelmesinde en büyük pay sahibi Bülent Uygun, 8. hafta sonunda Antalyaspor karşısında ilk galibiyetini alabildi. Şampiyonlar Ligi'nden kötü bir şekilde elendikten sonra UEFA Avrupa ligi eleme maçları sonunda avrupa defterini kapayan Yiğidoların teknik direktörü ligte alınan kötü sonuçların getirdiği baskıya dayanamadı. İstifasını açıklayan Bülent Uygun için Sivasspor yönetiminin alacağı karar bekleniyor. Uygun'un istifası kabul edilirse Bülent Uygun bu sezon ligte takımından ayrılan 3. teknik adam olacak. 8 hafta sonunda sadece 4 puan alabilen Uygun'un istifa etmesini akılcı bir karar olarak görüyorum. Zira alınacak her kötü sonuç, yönetim ve taraftar nezlinde hedef olmasına ve kaçınılmaz sona doğru biraz daha yaklaşmasına sebep olacaktı.

Mustafa Denizli

Bu hafta ligte Denizlispor'u yenerek az da olsa nefes alan Beşiktaş'ta sular bakalım ne zaman durulacak. Denizlispor maçında Beşiktaş taraftarının hedefi olan yönetim ve başkan Demirören, taraftarın büyük bir çoğu tarafından kötü sonuçların sorumlusu olarak görülen teknik direktörü Mustafa Denizli'nin arkasında bakalım ne kadar durabilecek. Beşiktaş'ta 9. haftadaki Kasımpaşa maçı sonrası oynanacak zorlu lig maçları ile girilecek periyotta alınacak sonuçlar Sayın Denizli ve Başkan Demirören'in kaderini belirleyecek. Kısacası Beşiktaş, her an küçük bir kıvılcım ile patlayacak bir bombanın üzerinde oturuyor.

''Büyük teknik adam olmak, sadece başarı kazanmak ile değil, aynı zamanda yeri geldiğinde başarısızlığı kabul edip bırakma erdemini göstermekle mümkün olabilir.''

2 Ekim 2009 Cuma

Şampiyonlar Ligi Onunla Hüsran

Hiç hatırlamak ve hatırlatmak istemesem de 2001'de Fenerbahçe sıfır çekti Sayın Mustafa Denizli sayesinde. Hal böyle iken ve aşağıdaki tablo ortada iken Beşiktaş seyircisine sabırlar diliyorum.

18.09.2001
Fenerbahçe - Barcelona 0-3
25.09.2001
Fenerbahçe - O. Lyon 0-1
10.10.2001
B.Leverkusen - Fenerbahçe 2 -1
17.10.2001
Olympique Lyon - Fenerbahçe 3- 1
23.10.2001
Fenerbahçe - B.Leverkusen 1-2
30.10.2001
Barcelona - Fenerbahçe 1-0

Mustafa Denizli'nin yönetiminde takım, Şampiyonlar Liginde Oynadığı 6 maçta bir Galibiyet ve bir Beraberlik dahi alamazken, 6 Mağlubiyet alarak, bu sonuçlar ile Fenerbahçe tarihine kara bir sayfa olarak girdi. Takım sadece 3gol Atma becerisi gösterirken, tam 12 gol Yedi ve sıfır Puanla grup sonuncusu olarak Avrupaya veda etti. Kısacası Mustafa Denizli ile Şampiyonlar Ligi Hüsran. Turkcell Süper Ligte Beşiktaş'ın kötü gidişatı'nın üzerine, bunun Şampiyonlar Liginde üstelik Mustafa Denizli ile yaşanmayacağını zannedenler yukarıda ki tabloya baksınlar ve o dönemi iyi hatırlasınlar. Beşiktaş'ın Ligte, 3 büyükler adı içindeki yerine yakışır bir konuma gelmesi içinde gereken bir an önce yapılmalı.

TSL'de 8. Hafta Maçları Heyecanlı Geçecek...

Trabzonspor - Gaziantepspor: Bu akşam saat:20.00'de oynanacak Trabzonspor - Gaziantepspor maçı ile TSL'de 8. hafta heyecanı başlayacak. Geçen hafta sahsında Ankaragücü'ne mağlup olarak şimşekleri üzerine çeken Antep takımı, Trabzon deplasmanında mutlak puan almak hedefinde olacak. Trabzonspor ise 2-0 öne geçtiği Gençlerbirliği maçında rakibi ile berabere kalarak yaşadığı hayal kırıklığını kendi sahasında yaşamamak ve Lig'te üst sıralar için olan mücadelesini sürdürmek için mutlak kazanmak isteyecek. Bu nedenlerden dolayı iki takımda temkinli oyunu tercih edecektir. Trabzonspor bu maç için 3 puana yakın ekip. Maçın ilk yarısında Trabzonspor gol bulmalı maçı kazanmak istiyorsa. Zira ikinci yarıda kondisyon olarak oyundan düşüyorlar. Gaziantepspor ise ilk yarıda gol yemezse belki Trabzon deplasmanından zor olsada puan alabilir.
Skor tahmini : 2-1, ya da 3-1 Trabzonspor. 1-1 düşük ihtimal.

Diyarbakırspor - İ.B.Belediyespor: TSL'de cumartesinin ilk maçı ligte aynı puana sahip Diyarbakırspor - İ.B.Belediyespor arasında oynanacak. Hücum futbolu oynayan İ.B.Belediyespor ile daha ziyade savunmada kalıp kontraatak futbolu tercih eden Diyarbakırspor arasında oynanacak maç güç dengeleri gözetildiğinde ortada bir maç gibi duruyor. Maçın tarafsız sahada oynanması nedeniyle Diyarbakırspor kendi evinde oynama avantajından yoksun olacak. Ayrıca geçen hafta Bursa deplasmanında 4 gol yiyen Diyarbakırspor temkinli olacaktır. Maçta her iki takımda gol bulur düşüncesindeyim. Dolayısyla gollü bir beraberlik şarşıtıcı olmaz. İki takımda puanları paylaşırlar kanaati bende hakimken galibiyete yakın taraf olarak İ.B.Belediyespor'u görüyorum. Zira kendine çıkış arayan Sivasspor'u zorlu bir mücadele sonunda 1-0 yenmesi Belediyespor'un kendi dengi takımlarla olan maçlarda mücadeleyi bırakmadığının bir kanıtı.
Skor tahmini: Öncelikle bereberlik 1-1 ya da 1-2 İ.B.Belediyespor.

Manisaspor - Bursaspor: TSL'de cumartesinin ikinci maçı ise Manisaspor - Bursaspor arasında oynanacak bu maç ilk beşi zormassını beklediğim bu iki ekip arasındaki güç farkını görmemizi de sağlayacak. Bursaspor geçen hafta Diyarbakırspor'u kendi sahasında 4-0 yenerek büyük bir moral ile Manisaspor kaşısına çıkacak. Manisaspor Sivas maçı hariç hiçbir maçta 1golden fazla atamamış ve tek yenilgisini Fenerbahçe'ye karşı almış. Bursaspor ise deplasmanda Eskişehirspor'a ve kendi sahasında Fenerbahçe'ye mağlup olmasına karşın ligte rakibine göre daha fazla galibiyeti var. Az gol atıp, az gol yiyen Manisaspor ile ona kıyasla daha fazla gol atan ve yiyen Bursaspor mücadelesi gerçekten ilginç ve seyredilme zevki olacak bir maç gibi görünüyor. Bütün bunların ışığında Manisaspor'un kendi evinde mağlup olacağını düşünmüyorum. Yüksek ihtimalle maç golsüz eşitlikle ya da 1-1 gibi biter ama mutlak berabere biter diye düşünüyorum.
Skor tahmini: 0-0 ya da 1-1 mutlak beraberlik

Beşiktaş - Denizlispor: TSL'de cumartesinin 3. ve son maçı Beşiktaş - Denizlispor arasında oynanacak. Geçen haftayı ligte maç oynamadan geçen, ancak haftaiçi Şampiyonlar liginde CSKA Moskova yenilgisi ile hüsrana uğrayan Beşiktaş, ligte de aldığı kötü sonuçlara dur diyebilmek için Denizlispor karşısında mutlak kazanması gereken bir maça çıkacak. Öte yandan Lige Fenerbahçe ve arkasından Galatasaray yenilgisi ile başlayan ve sonrasında teknik adam değişikliğine giden Denizlispor ligte kötü günleri geride bırakmak istiyor. Lige 3 büyüklerden ikisi ile oynayarak başlayan ve Fikstür dezavantajı yaşayan Denizlispor'a Beşiktaş deplasmanında şanş vermiyorum. Mutlak Beşiktaş'ın galibiyeti ile bitecek bir maç gibi görünüyor. Skor farkı ise Beşiktaş'ın maçta gol yollarındaki becerisine bağlı olacak. Öte yandan Denizlispor eğer maçtan puan veya puanlar ile çıkarsa Beşiktaş yönetimini ve Mustafa Denizli'yi kimse kurtaramaz.
Skor tahmini: 1-0, 2-0 Beşiktaş

20 Eylül 2009 Pazar

Sıra Mustafa Denizli'ye mi Geldi?

Sahasında Kayserispor'a mağlup olan Beşiktaş'ta tribünler yönetimi ve Denizli'yi istifaya çağırdı. Süper kupa maçında alınan mağlubiyetin ardından, ligte 6. hafta geride kalırken 1 galibiyet 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet alan siyah beyazlılarda gidişat iyice karanlık bir hava aldı. Sayın Denizli maçtan sonra yaptığı basın toplantısında yönetime istifasını vereceğini söyledi. Şimdi top Beşiktaş yönetiminde. İstifası eğer kabul edilirse Turkcell Süper Ligte görevinden ayrılan 3. teknik adam olacak. Yönetim taraftarın çağrısına uyup Denizliyi görevden alarak kendini kurtarma yoluna gidecek mi yoksa Denizli'ye sahip çıkıp yola devam mı edecekler? Denizli'nin istifası ile Yönetim de istifasını verecek mi? Zaman herşeyi gösterecek...

Beşiktaş ile ilgili defalarca dile getirdiğimiz şu konu iyice kavranmalı. Bugün belki Beşiktaş'ın içine düştüğü bu hataya diğer büyük takımlarımızda zaman zaman düşüyor. Kalitesi düşük geçen bir ligte, ligin o seneki düşük potansiyeli göz ardı edilerek, kazanılan başarılara aldanılarak kurulan takımın sonraki sene başarılı olması mümkün değildir. Geçen sene Fenerbahçe ve Galatasaray'ın ligten erken kopmaları lig kalitesini düşürmüş, kaliteli futbol oynayabilen bir takımın olmadığı ligte Beşiktaş şampiyonluğa ve kupaya ulaşmıştı. Ancak hatırlanırsa geçen sene Beşiktaş'ın, Denizli takım başına getirilmeden önce şampiyonluk şansının olmadığı düşünülüyordu. Gerçekte kötülerin iyisi olarak kazandıkları şampiyonluk ve Türkiye kupası Beşiktaş yönetiminin ve Denizlinin gerçekleri göremesini engelledi. Bugün gelinen noktada ise Beşiktaş'ın ne Galatasaray ne Fenerbahçe ne de ligte Kayserispor, Manisaspor vb. takımlar ile mücadele edebilecek bir kadro yapısına sahip olmadığı görünüyor. Bu seneki lig, geçen seneki lig değil, geçen seneki takımlar bu sene daha kaliteli ekipler kurmuş ve oyun mantalitesini de değiştirmiş, kalitelerini ve potansiyellerini arttırmışlardır. Hal böyle iken yapılan transferlerin bu lige cevap verecek şekilde olması gerekiyordu. Fenerbahçe ile yapılan süper kupa maçının ardından, Beşiktaş'taki asıl sorunun, maça özel yapılan hatalardan ziyade kadro kalitesinin düşük olması olduğunu açıkça dile getirmiştik. Sonrasında bunun farkına varan Beşiktaş yönetimi de nitekim Tabata ve İbrahim Kaş transferleri ile bu açığı kapatmaya çalıştı. Beşiktaş yönetimi bu sene treni kaçırmıştır. Şampiyonlar liginde mücadele edeceği bilinen bir takımda yapılan hataların sadece nedeni Denizli olamaz, bunda yönetiminde payı büyük.

Kişisel fikrim, Sayın Demirören kendi koltuğu için Denizli'nin görevine son verecektir. Ertuğrul Sağlam'ın da başına geçen sene aynı haftada bu gelmemişmiydi. Tarih tekerrür edecek gibi görünüyor.

12 Eylül 2009 Cumartesi

Derbi Maçları Ağır Gelir Beşiktaş'a! GS 3 - BJK 0


Fenerbahçe ile oynanan Süper kupa mücadelesinden sonra; ''-Beşiktaş'ın hücum oynayarak maçı kazanamayacağını söylemiştik. Bu oyun tarzı ile belki başa baş mücadele etti. Ancak takım kadrosu bence maçı kazanacak kalitede değil ve eğer derbi maçlarına bu şekilde çıkarsa maç kazanmasıda zor.'' demiştik.

Gençlerbirliği maçının ardından da ''-Beşiktaş'ın maçlarının çoğu, Gençlerbirliği ayarında ve üst düzey takımlara karşı beraberlik veya mağlubiyet ile sonuçlanır. Bu sonuçlara şimdiden alıştırmalı Beşiktaş taraftarı kendini. Daha şampiyonlar ligi maçlarıda üstelik başlamadı. 5. haftada Galatasaray ile oynayacakları derbi maçı Beşiktaş'ta bir dönüm noktası gibi görünüyor. Beşiktaş bu maçta eğer ağır bir yenilgi alırsa, belki o zaman Beşiktaş yönetimi ve Denizli geçen seneki şampiyonluğun ve kazanılan Türkiye kupasının gerçek değerlendirmesini yapar. Aslında gerçekte kötülerin iyisi olarak kazandıkları şampiyonluğun ve kupanın gölgesinden sıyrılarak güçlü bir takım kurma çabası içine girerler. Bunu anladıklarında ise bu sene için tren çoktan kaçmış olacak.'' diyerek Beşiktaş'taki kötü gidaşa dikkat çektik.

Beşiktaş, bu maçtan sonra Tabata'yı da aldığı Gaziantepspor ile sahasında berabere kalarak söylediklerimizde ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi bir kere daha bizlere. Bu güne geldiğimizde ise rakibi bu takımlardan daha güçlü bir takımdı. Sonuç kaçınılmazdı ve nitekim 3gol yiyerek büyük darbe aldı. Mustafa Denizli'nin çıkardığı onbirden, Holosko'yu oynatmama ve saha içi taktik hatalarından, kaleci Rüştü'nün yediği gollerdeki hatalarından ve savunmanın pozisyon hatalarından ya da forvet hattındaki becerisizliklerden bahsederek maçı değerlendirmek sadece günü kurtarmaktır. Neden böyle diyorum açıklayayım. Bir maçı değerlendirmek o günün şartları dahilinde yapılan hataları göstermek sadece kaliteli kadrosu olan ve şimdiye kadar iyi işler yapmış bir takım için kısa vedede bir anlam taşıyabilir. Ancak ligte 5 maçta sadece 1 galibiyet alabilmiş bir takım için ise sorunun tespitin de yeterli değildir.

Geçen sene Fenerbahçe ve Galatasaray'ın ligten erken kopmasının yanında, kaliteli futbol oynayabilen bir takımın olmadığı ligte, gerçekte kötülerin iyisi olarak kazandıkları şampiyonluk ve Türkiye kupasından sonra, Beşiktaş yönetimi gerçekleri göremedi. Bugün gelinen noktada ise Beşiktaş'ın ne Galatasaray ne de Fenerbahçe ile mücadele edebilecek bir kadro yapısına sahip olmadığı görünüyor. Bursaspor, Manisaspor, Eskişehirspor gibi güçlü ekipler ile oynamayan Beşiktaş, bu sene ilk 5 mücadelesi verir ancak. Fenerbahçe ile yapılan süper kupa maçının ardından, ligte geçen 5 hafta sonunda Beşiktaş'taki asıl sorunun, maça özel yapılan hatalardan ziyade kadro kalitesinin düşük olması olduğu açıkça görünmektedir. Nitekim Tabata ve İbrahim Kaş transferleri ile bu açığı kapatmaya çalışan Beşiktaş yönetimi, treni kaçırdıktan sonra bu transferleri son bir çırpınışla yaptı.

İlginizi çekebilir:

27 Ağustos 2009 Perşembe

Aramızdaki En İyi Kâhin Kim?

1.TORBA
Barcelona
Liverpool
Chelsea
M.United
Milan
Arsenal
Sevilla
B.Münih

2.TORBA
Lyon
İnter
R.Madrid
CSKA Moskova
Porto
AZ Alkmaar
Juventus
G.Rangers

3.TORBA
Olympiakos
Marsilya
D.Kiev
Stuttgart
Fiorentina
Bordeaux
A.Madrid
BEŞİKTAŞ

4.TORBA
Wolfsburg
S.Liege
M.Haifa
FC Zürih
Rubin Kazan
U.Urziceni
APOEL Nicosia
Debrecen

Torbalar belli ve akşam saat 19:00'da Monaco'da çekilecek kura ile Beşiktaş'ın rakipleri belli olacak bakalım tahminimiz tutacakmı? Aramızdaki NOSTRADAMUS kim olacak? Beşiktaş için En Kolay veya En Zor grup nasıl olabilir diye düşünmüyorum. Torbalardaki takımlar ve güçleri belli zaten. Dolayısıyla Beşiktaş için en hayırlı kura nasıl olacaksa bu akşam bu yönde bir kura olsun. Dileğimizi dile getirdikten sonra da hemen tahminimizi verelim:

Arsenal, CSKA Moskova, Beşiktaş, FC Zürih

Bakalım Nostradamus kadar iyi bir Kâhinmiyiz :)

23 Ağustos 2009 Pazar

Yazık Oluyor Nihat'a

Ukranya ile yapılan hazırlık maçından sonra Nihat hazır değil dedik. Hem mental hemde fiziki eksiklik olduğu açıkça belli oluyordu. Sayın Fatih Terim Nihat'ı oynatma gerekçesini açıklarken, ''Bizim ihitiyacımız olduğunda Nihat vardı, şimdi onun ihtiyacı olduğu dönemde de bizde yanında olacağız'' sözleri hatırlanırsa bu sözler ile istemeden olsada Nihat'ın şu anki durumunu açıkça dile getiriyordu. Gençlerbirliği maçında da gördük ki Nihat'ın hazır olabilmesi için süreye ihtiyacı var. Bence bu sürede yaklaşık bir ay. Belki Sayın Denizli Nihat'ı oynatarak hazır olmasını sağlamaya çalışıyordur. Ancak bu mantıkla da Beşiktaşın puan kaybetmesine razı oluyor sonucu çıkıyorki bunada bir camia ne kadar katlanır oda tartışılır. Öte yandan Denizli şunu göz ardı ediyor; puanlar kaybedildikçe ve başarısız olundukça Nihat mantel olarak dahada çökecektir. Beşiktaş bu strateji ile hem puan kaybetmeye devam edecek hemde Nihat'ı kaybedecek. Yazık oluyor Nihat'a...

Nihat mevzusu ile girdik olaya madem dün akşamki maçta Beşiktaş'a da değinerek rakibimizi biraz tartalım bakalım. Süper kupa maçı öncesi, Beşiktaş'ın kadro olarak teknik kabiliyeti düşük bir takım olduğunu söylemiştik. Gençlerbirliği maçında yaptıkları pas hataları ile kendi çaplarında birde rekor kırdılar ve ancak ozaman ne dediğimiz anlaşılmaya başlandı herkes tarafından. Bir iki maçta iyi oynayan ve göklere çıkarılan Fink gibi oyuncu ligimizde çok. Sivok hata yapmaya devam ediyor üstelik bence inanılmaz hatalar, ayrıca akşamki maçta hakemin şevkati ile sahada kaldı yoksa ikinci sarıdan atılması gerekiyordu. Tello birşeyler yapmaya çalışan tek adam Beşiktaş'ta. Denzili'nin sakatlıklar öncesi ilk onbirde yer vermediği Holosko ise belliki bu durumdan pek hoşnut değil ve dün akşamki maçta lütfen oynar gibiydi. Gençler karşısında ne tür bir taktikle oynadılar açıkşası anlamadım. 4-3-3 oynayan Beşikta'ın bu maçta ''ntv'de maçtan sonra Rıdvan'ın yorumuna göre'' 4-2-2-2 gibi oynadığı yönünde. Bu nasıl bir diziliştir ve neyi amaçlar sahada böyle bir taktik kavrayamadım. Sanırım sayın Denizli 10,5 numara futbolcu lazım diyerek futbola kattığı bu ifade ile oynattığı bu sistemle de Beşiktaşı şampiyon yaparak tarihe geçecek galiba. En azından o öyle düşünüyor. Beşiktaşın 10,5 mu 20,5 mu bilmem ama gerçekten bir değil iyi 2 tane orta saha oyuncusuna ihtiyacı var. Ama görünüşe göre almayacaklar çünkü Delgado'nun lisansını yenilemişler. Şu görüntüsü ile Beşiktaş gol bulmakta ve pozisyon üretmekte zorlanır. 4'lü savunmanın önünde oynattıkları 3 defansif orta saha ilede az gol yer bir yapı ile devam ederler. Kısacası Beşiktaş'ın maçlarının çoğu, Gençlerbirliği ayarında ve üst düzey takımlara karşı beraberlik veya mağlubiyet ile sonuçlanır. Bu sonuçlara şimdiden alıştırmalı Beşiktaş taraftarı kendini. Daha şampiyonlar ligi maçlarıda üstelik başlamadı. 5. haftada Galatasaray ile oynayacakları derbi maçı Beşiktaş'ta bir dönüm noktası gibi görünüyor. Beşiktaş bu maçta eğer ağır bir yenilgi alırsa, belki o zaman Beşiktaş yönetimi ve Denizli geçen seneki şampiyonluğun ve kazanılan Türkiye kupasının gerçek değerlendirmesini yapar. Aslında gerçekte kötülerin iyisi olarak kazandıkları şampiyonluğun ve kupanın gölgesinden sıyrılarak güçlü bir takım kurma çabası içine girerler. Bunu anladıklarında ise bu sene için tren çoktan kaçmış olacak.

Bir futbolsever olarak ve yaklaşan şampiyonlar ligi öncesi Beşiktaş için üzgünüm. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak ise Beşiktaş'ın ligteki bu tökezlemeleri beni memnun etmiyorda değil. Şampiyonluk yarışında ezeli bir rakibin bu gidişatı tüm rakiplerini olduğu gibi bizide memnun ediyor. Dileğimiz performansının böyle devam etmesi yönünde...

2 Ağustos 2009 Pazar

Süper Kupa Sahibini Buldu

İlk yarısı karşılıklı pozisyonlar ile derbi maçına yakışır geçen maçta, goller ikinci yarıda geldi. Sayın Denizli maç öncesi yaptığımız yorumda belirttiğimiz hücum kadrosunu sahaya sürdü. Ancak hücum kadrosunda Holosko yerine Bobo'ya yer verdi. İlk yarıda bu kadro yapsıyla Bobo, Yusuf ve Nobre ile üç net pozisyona girerken kalesinde Alex(2), Guiza(1) ve Santos(1)'un girdiği dört net pozisyon verdi. Beşiktaşın hücum oynayarak maçı kazanamayacağını söylemiştik. Bu oyun tarzı ile belki başa baş mücadele etti. Ancak takım kadrosu bence maçı kazanacak kalitede değil ve eğer derbi maçlarına bu şekilde çıkarsa maç kazanmasıda zor. İlk yarının başlarında daha üstün gözüken Beşiktaş, ikinci yarıda maçın sonlarına doğru oyundan düştü. Böyle olacağını tahminini daha evvel yapmıştık. Barış kupasının psikolojik ve fizyolojik yorgunluğu maçın sonuna doğru etkisini gösterdi.

Fenerbahçemizde defans zafiyetlerinin öne çıkacağını beklediğimiz maçta, savunmada gelen hatalar ile 3 net pozisyon verildi. Ancak bu dakikalarda futbol perisi Fenerbahçenin yanında idi. İkinci yarda maçı kazanmayı daha çok isteyen ve ayakta kalan Fenerbahçemiz Kaptanı Alex ile maçı kopardı. Aragonesten sonra Fenerbahçemizde bugünkü en büyük ilerleme, sahada gösterdikleri direnç oldu. Gollü geçmesini beklediğimiz maçta son vuruşlardaki beceri gösterilemeyince maç 2-0 bitti ve Süper Kupa sahibi Fenerbahçemiz oldu.

Bir sözüm hakemlere, maça verdikleri kararlar ile maçın önüne geçtiler ve tüm maç boyunca çok kötüydüler. Lig öncesi maçlara futbolcular kadar hakemlerinde hazırlanması gerekiyor. Bir sözümde FOX TV'ye, her önemli pozisyonda topun olduğu yere reklam koyarak maçı rezil ettiği için teşekkürler...

Beşiktaş - Fenerbahçe Süper Kupa Maçını Kim Kazanır?

TFF Süper Kupası'nda
Beşiktaş -Fenerbahçe Maçını
FOX TV'den Saat:21.00 'da Canlı Olarak İzleyebilirsiniz.


Muhtemel onbirler:

BEŞİKTAŞ

Rüştü, İ.Köybaşı(İ.Üzülmez), Sivok, Ferrari, Erhan, Serdar(Tello), Ernst, Fink, Holosko, Yusuf, Bobo(Nobre )

FENERBAHÇE

Volkan, Önder, Bilica, Gökhan, Dos Santos, Cristian, Emre, Kazım, Deivid(Vederson), Alex, Güiza

Bu akşam süper kupa maçı öncesi Maçı kim kazanır? Kupayı kim alır? gibi soruları bende herkes gibi soruyorum. Sorulara yanıt bulmak için ise iki takımı değerlendirdim. Muhtemel onbirleri yukarıda verdim. Fenerbahçemizin çıkacak muhtemel onbiri belli. Bu kadroda sadece Deivid'in oynadığı mevkide bir değişiklik yapabilir Daum. Deivid oynarsa o kanada işlerlik kazandırmalı yoksa honved maçında olduğu gibi sadece sağ kanat organizasyonlarına kalırız. Pas ve hücüm organizasyonları geçen seneye göre bu sene daha iyi olan takımımızda en çok defanstaki ikili bu maçın kaderini belirleyecek. Fenerbahçe açısından tabii. Ayrıca Cristian ve Emre ikilisinin ön planda çıkacağı bir maç bekliyorum. Zira Beşiktaş gol organizasyonu için kanatları değil orta sahadan defansın arkasına atılacak toplar ile gol arayacak. Önder, Bilica ikilisi hata yapmaz ve Emre Cristian ikilisi defansa yardım ederse Beşiktaş gol pozisyonuna girmekte zorlanacaktır. Ancak mutlaka gol bulacaklar. Çünkü Honved, Boluspor ve Almanya kampındaki hazırlık maçlarında hep gol yedi Fenerbahçe. O nedenle de demiyormuyuz zaten defanstaki ikili Fenerbahçenin yumuşak karnı diye. Beşiktaş'ın ilk onbiri konusunda tereddütlerim var. Sayın Denizli bu maç için nasıl bir onbir ile çıkar ve hücüm mu yoksa kapanıp kontra atak bir futbol anlayışımı benimser göreceğiz. Bunu ilk onbir tercihi belli edecek. Beşiktaş'ın bu maçta gol bulacağını ancak bulduğu golden fazla yiyeceğini düşünüyorum. Beşiktaş, ceza sahası içinde bir savunma anlayışı ile maça çıkarsa yenilmekten kurtulamaz. Denizlinin böyle bir hata yapacağını düşünmüyorum. Bence ceza sahası önünde orta saha yakın ve kontraatak bir futbol benimseyecek Denizli. Zaten şuan Beşiktaş'ın oynadığı en iyi taktikte bu. Bu nedenlede yukarıda verdiğim onbiri (Tello ve Nobre, İbrahim Üzülmez yedek) tercih edecek Denizli. Emre ve Cristian'a fazla iş düşeceğini söylememin nedeni Beşiktaşın bu oyun tarzı zaten. Eğer Tello'lu bir kadro yaparsa Denizli, bu seferde yabancı kontejanı nedeniyle Nobre'yi ve Fenerbahçenin sağ kanatına önlem almak içinde İbrahim Üzülmez'i kadroya dahil edecektir. Bu kadro ile Beşiktaş atak bir futbol oynacağını çıkarabiliriz. Ancak bu kadronun şansı olmaz Fenerbahçeye karşı. Beşiktaş hangi kadro ile çıkarsa çıksın gerekli önlemleri alacağını tahmin ediyorum Sayın Daum'un.

Kısacası Fenerbahçe topa ve ayağına hakim futbolcuların olduğu, hücum organizasyonları daha iyi bir takım. Ancak Argones'ten sonra Fenerbahçe kondisyon olarak henüz tam olarak torparlanamadı. Biraz daha zamana ihtiyacı var bunun için. Defans ikilisi ise yumuşak karnı.

Beşiktaş geçen senenin şampiyonu ve takımına yeni transferler ile güç kattı. Denizli ile yollarına devam ediyor olmaları artı bir avantaj sağlıyor. Fenerbahçeye oranla daha diri bir görüntü içindeler. Ancak Beşiktaş topa sahip olma ve gol pozisyonu üretme açısından Fenerbahçeye oranla daha az beceriye sahip. Buna karşın savunma becerisi daha yüksek. Ayrıca Barış Kupasında psikolojik açıdan biraz hırpalandığını düşünüyorum Beşiktaş'ın. Bu akşam bu nedenle ilerleyen dakikalar Beşiktaş için zor olacak. Fenerbahçemiz galibiyete daha fazla yakın görünüyor bence. Bir taraftar olarak başka ne diyebilirim ki. :)

Sonuç olarak çekişmeli ve gollü bir maç olacak. Kazanmayı daha fazla arzulayan ve isteyen takımın bir adım daha öne çıkacağı, birazda futbol perisinin yardım edeceği takım kazanacak ve kupayı alacak bu akşam. Fenerbahçemize Başarılar Diliyorum.

Herşeyden Önce Güzel ve Centilmence Bir Karşılaşma Olsun ve Türk Futbolu Kazansın...