Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2010 Cumartesi

Kim Yıldız?

Bu senenin yükselen takımı ve şampiyonluğun en güçlü adayı Bursaspor'un yıldızları Ozan İpek ve Sercan Yıldırım. Arda Turan neden var resimde diyorsunuz. Konu şampiyonluk değil. Konu, Messi ile kıyaslanan milli takımın ve Galatasaray'ın yıldızı Arda Turan'ın giderek düşen performansı ve sönen yıldızına karşın, Bursa'da yıldızları iyice parlayan ve performansları ile takımlarını şampiyonluk yarışında taşıyan Ozan İpek ve Sercan Yıldırım. Transferde geçen sene ismi çok konuşulan Sercan Yıldırım bu senede transferin gözdelerinden olacak. Aynı şekilde Ozan İpek de bu sene büyük takımların transfer listesinde en başta yer alacak isimlerden olacaktır. Öte yandan Ozan İpek'in ise tekniği ve fiziği ile diğerlerinden daha kaliteli bir futbolcu olduğunu düşündüğümü de söylemeden edemiyeceğim. Hatta eğer üç büyüklerden birine transfer olursa artık Messi ile az da olsa kıyas yapılacak bir futbolcu doğar Türk futboluna diyebilirim. Fenerbahçemizde görmek istediğim Ozan İpek'i, gelecek sezon yerli futbolcu olarak transfer edilecek oyuncuların başına yazdığımı da söyleyebilirim.

Şimdi bir tarafta giderek düşen bir performans sergileyen Arda Turan, diğer tarafta takımını şampiyonluk yarışında taşıyan Sercan Yıldırım ve Ozan İpek. Başka liglere kadar futbolcu kıyaslamak için gitmeye gerek yok. İşte üç isim, hem aynı ligte mücadele ediyor hem de üçü de yerli. Şimdi hangisi gerçek yıldız?

18 Aralık 2009 Cuma

UEFA Avrupa Ligi 2. ve 3. Tur Eşleşmeleri

UEFA Avrupa Ligi 2. Turunda Fenerbahçemiz Fransız ekibi Lille ile, diğer temsilcimiz Galatasaray ise İspanyol ekip Atletico Madrid ile eşleşti. Temsilcilerimiz ilk maçlarını deplasmanda oynayacak.
''Takımlarımıza UEFA Avrupa Liginde Başarılar Diliyoruz''
2. Tur Eşleşmeleri:

Lille - Fenerbahçe
Atletico Madrid - Galatasaray
Rubin Kazan - Hopael Tel Aviv
Athletic Bilbao - Anderlecht
Kopenhag - Marsilya
Panathinaikos - Roma
Ajax - Juventus
Club Brugge - Valencia
Fulham - Shaktar Donetsk
Liverpool - Unirea
Hamburg - PSV Eindhoven
Villarreal - Wolfsburg
Standart Liege - Salzburg
Twente - Werder Bremen
Everton - Sporting
Hertha Berlin – Benfica

UEFA Avrupa Ligi'nde 2. tur ilk maçları 18 Şubat 2010 rövanşları 25 Şubat 2010'da yapılacak.

3. tur eşleşmeleri de belli oldu. Lille - Fenerbahçe maçının galibi Liverpool - Unirea maçının galibi ile Atletico Madrid - Galatasaray maçının galibi de 3. turda Everton - Sporting Lizbon galibi ile eşleşecek.

3. Tur Eşleşmeleri:

Lille - Fenerbahçe galibi Liverpool - Unirea galibi ile
Atletico Madrid - Galatasaray galibi Everton - Sporting galibi ile
Hamburg - Psv galibi Athletic Bilbao - Anderlehtc galibi ile
Rubin Kazan - Hopael Tel Aviv galibi Villarreal - Wolfsburg galibi ile
Hertha Berlin - Benfica galibi Kopenhag - Marsilya galibi ile
Panathinaikos - Roma galibi Standart Liege - Salzburg galibi ile
Ajax - Juventus galibi Fulham - Shaktar Donetsk galibi ike
Club Brugge - Valencia galibi Twente - Werder Bremen galibi

UEFA Avrupa Ligi'nde 3. tur ilk maçları 11 Mart 2010, rövanşları da 18 Mart 2010'da yapılacak.

2 Aralık 2009 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi Takımlarımızın Maç Yayınları: Twente - Fenerbahçe, Galatasaray - Panathinaikos

Twente- Fenerbahçe
UEFA Avrupa Ligi H GRUBU 5.Maçı
02.12.2009 Çarşamba Saat: 20:00
Eurofutbol ve HD Smart'tan CANLI

Galatasaray - Panathinaikos
UEFA Avrupa Ligi F GRUBU 5.Maçı
03.12.2009 Perşembe Saat: 22:05
Star TV ve Eurofutbol CANLI

Twente - Fenerbahçe ve Galatasaray - Panathinaikos Maçlarını Azerbeycan'dan İctimaiTV'den aşağıdaki frekans ayarını yapıp, şifreyi girerek izleyebilirsiniz...

İctimai TV
Frekans: 11554 H 2916 – 2/3
Biss Key: 001FFF 12 12 12 12 12 12 12 12

''TAKIMLARIMIZA UEFA KUPASI MAÇLARINDA BAŞARILAR DİLİYORUZ''

17 Kasım 2009 Salı

Türkiye Kupası Grupları Belli Oldu

Geçen sene Fortis Türkiye Kupası, bu sene ise Ziraat Türkiye Kupası ismi ile oynanacak olan Türkiye Kupasında grup kuralları çekildi ve maç programı belli oldu.

Grup A

Fenerbahçe, Eskişehirspor, Antalya, Altay, Tokatspor.

Grup B

Trabzonspor, Galatasaray, Ankaragücü, Denizli Belediyespor, Orduspor.

Grup C

Sivasspor, Denizlispor, Giresunspor, Tarsus İdmanyurdu, Bursaspor.

Grup D

Beşiktaş, İ. B. Belediyespor, Manisaspor, Kasımpaşa, Konya Şekerspor.
Grup maçları aşağıdaki tarihlerde oynanacak;

-1. HAFTA-
23 Aralık 2009 Çarşamba

A Grubu: Fenerbahçe-Altay, Antalyaspor-Eskişehirspor, (Tokatspor bay)
B Grubu: Denizli Belediyespor-Ankaragücü, Galatasaray-Trabzonspor, (Orduspor bay)
C Grubu: Giresunspor-Bursaspor, Sivasspor Tarsus İdmanyurdu, (Denizlispor bay)
D Grubu: Manisaspor-Beşiktaş, Konya Şekerspor-Kasımpaşa, (İ. B. Belediyespor bay)

-2. HAFTA-
10 Ocak 2010 Pazar

A Grubu: Tokatspor-Antalyaspor, Eskişehirspor-Fenerbahçe, (Altay bay)
B Grubu: Orduspor-Galatasaray, Trabzonspor-Denizli Belediyespor, (Ankaragücü bay)
C Grubu: Denizlispor-Sivasspor, Tarsus İdmanyurdu-Giresunspor, (Bursaspor bay)
D Grubu: İ. B. Belediyespor-Konya Şekerspor, Kasımpaşa-Manisaspor, (Beşiktaş bay)

-3. HAFTA-
13 Ocak 2010 Çarşamba

A Grubu: Altay-Eskişehirspor, Fenerbahçe-Tokatspor, (Antalyaspor bay)
B Grubu: Ankaragücü-Trabzonspor, Denizli Belediyespor-Orduspor, (Galatasaray bay)
C Grubu: Bursaspor-Tarsus İdmanyurdu, Giresunspor-Denizlispor, (Sivasspor bay)
D Grubu: Beşiktaş-Kasımpaşa, Manisaspor-İ. B. Belediyespor, (Konya Şekerspor bay)

-4. HAFTA-
17 Ocak 2010 Pazar

A Grubu: Antalyaspor-Fenerbahçe, Tokatspor-Altay, (Eskişehirspor bay)
B Grubu: Galatasaray-Denizli Belediyespor, Orduspor-Ankaragücü, (Trabzonspor bay)
C Grubu: Sivasspor-Giresunspor, Denizlispor-Bursaspor, (Tarsus İdmanyurdu bay)
D Grubu: Konya Şekerspor-Manisaspor, İ. B. Belediyespor-Beşiktaş, (Kasımpaşa bay)

-5. HAFTA-
27 Ocak 2010 Çarşamba

A Grubu: Eskişehirspor-Tokatspor, Altay-Antalyaspor, (Fenerbahçe bay)
B Grubu: Trabzonspor-Orduspor, Ankaragücü-Galatasaray, (Denizli Belediyespor bay)
C Grubu: Tarsus İdmunyurdu-Denizlispor, Bursaspor-Sivasspor, (Giresunspor bay)
D Grubu: Kasımpaşa-İ. B. Belediyespor, Beşiktaş-Konya Şekerspor, (Manisaspor bay)

Final 5 Mayıs 2010'da oynanacak.

5 Kasım 2009 Perşembe

Fenerbahçe - Steaua Bükreş

Fenerbahçe - Steaua Bükreş
UEFA Avrupa Ligi H GRUBU 4.Maçı
05.11.2009 Perşembe Saat: 22:05
Star TV, Eurofutbol, HD Smart'tan CANLI


Fenerbahçe - Steaua Bükreş ve Dinamo Bükreş - Galatasaray Maçlarını Azerbeycan'dan İctimaiTV'den izleyebilirsiniz...

İctimai TV
Frekans: 11554 H 2916 – 2/3
Biss Key: 001FFF 12 12 12 12 12 12 12 12

''TAKIMLARIMIZA UEFA KUPASI MAÇLARINDA BAŞARILAR DİLİYORUZ''

Vaka-i Adliye = Vaka-i Ercan Saatçi & Metin Özülkü

Ercan Saatçi ile Metin Özülkü'nün program öncesi geçen küfürlü konuşmaları, malum son günlerin ağızlarda sakız olmuş konusu. Özellikle bir takımın, medyada ki tetikçilerinin gündem yaratma ve bazı olayları unutturma çabası olarakta değerlendirebiliriz konuyu. Olayı savunacak filan değilim. Küfürlü konuşmalar sonuç olarak toplumsal değerler açısından düşünüldüğünde hoş karşılanmayan ve belli bir konuma gelmiş bir insana da yakışmayan ifadelerdir. Ancak herkeste çok iyi biliyor ki hepimiz kendi aramızda muhabbet ederken bu tarz muhabbetler yapıyoruz. Öğrencisinden memuruna, şehirlisinden köylüsüne, en akademisyeninden en elit ve sosyetik geçinenine kadar yani toplumun her kesiminde özellikle futbol söz konusu olunca bu tarz muhabbetler yapılıyor, yapmıyorum diyen varsa da doğru konuşmuyor derim, bundan da kimse rahatsız olmuyor. Bu olayda ise konuşmaların kamera önünde gerçekleşmiş ve kayıt altına alınmış olması, sonrasında da bazı kimselerin kendi çıkar amaçları doğrultusunda bunu toplumun gözleri önüne servis etmiş olmasıdır.Dolayısıyla bu da olayı kamu nezlinde tartışılır hale getirmiştir ve bundan başka bir şey de değildir.

Bu konunun, asıl vahim olan ve olayı hukuk dilinde vaka-i adliye(sıradan bir olay)'den çıkaran tarafı ise FB TV'de montajla atılan görüntülerin, bazı kimselerce saklaması ve olaydan bir kaç sene sonra özellikle bir GS maçından sonra gündeme getirilmesidir. Bu olay meyada yer alış zamanı ve şekli ile çok şarşıtıcıdır. Bununla birlikte, sonuçta sadece bir takım taraftarı olan Ercan Saatçi üzerinden polemik yaratılarak, olayın aslında altında yatan başka bazı amaçlar uygulanmaya yönekilik olduğu düşüncesi uyandırmaktadır bende. Neden bu kişiler bu görüntüleri saklama ve FB TV dışına çıkarma gereksinimi duymuşlardır? Bu görüntüler, santaj ve çıkar amaçlı kullanılmak amacı ile mi, yoksa çalıştıkları kurumda başka bir takımın taraftarı olmanın verdiği bir hissiyat ile olayın sindirilememiş olmasından dolayı bir amaç için mi saklanmıştır? Bir hissiyat ile yapılmış olsa çekildiği tarihte gündeme gelmesi ve medyaya servis edilmesi gerekmezmiydi? Gerekirdi diye düşünüyorum. Şu halde bu görüntüler çıkar amaçlı saklanmıştır. Peki bu görüntülerin bir GS maçından sonra Kadiköy de özellikle on yıldır süren FB'in yenilmezlik serisinden sonra ortaya çıkması ise tesadüfmüdür? Bu görüntülerden zaten önceden beri haberi olanlar neden şimdiye kadar bu görüntüler konusunda hiç birşey yapma gereksinimi duymadılar? Derbi maçı bittikten sonra bu görüntüler bazı kişiler vasıtası ile medyaya servis edilerek ve üzerine bir sonraki haftanın maçları oynanmış olduğu halde olayı hale gündemde tutma çabası ile ne amaçlanmak istenmektedir? Derbi maçında çıkan olayları gündemde tutmak ve mağlubiyeti unutturmak isteyenlerin fırsat bu fırsat deyip görüntüleri medyaya servis ettikleri kanaati aklı selim olan herkesin varacağı bir sonuç olarak görünmekte. Peki maç öncesi bu görüntüler ellerinde olanlar ve şimdiye kadar bekleyenler, derbi maçını GS kazanmış olsaydı acaba bu görüntüleri gündeme getirirmiydi? Hiç zannetmiyorum. Çünkü o zaman kazandıkları zaferin önüne başka bir olayın geçmesine izin vermezlerdi. Şu halde bu olayın zamanında değil de şimdi neden gündeme getirildiği ortadadır.

Kısacası bu görüntülerin saklananarak kurum dışına çıkarılması, bu olayı yasal olarak sıradan bir olay olmaktan çıkarmıştır. Görüntüleri, meslek etiğine ve yasalara aykırı bir şekile kurum dışına çıkaracak kadar gözü kararan kişiler için, bunu sadece bir taraftar hissiyatı ile yaptıklarının söylenmesi ise inandırıcı değildir ve bu olayı adli bir olay yaptığı gerçeğini de değiştirmez.

Not:Vaka-i Adliye= Sıradan olay (hukuk dilinde) demektir.
Örneğin: FB'nin GS'yi Kadiköyde on yıldır yenmesi vaka-i adliyedir ancak GS, FB'yi yenseydi bu olay artık vaka-i adliye olmaktan çıkardı ve şaşılacak bir olay olurdu.

26 Ekim 2009 Pazartesi

Hak Edilen Bir Zafer ve Sonrasında Yaşanan Sevinç...

Günlerden beri kimin kazanacağı merak edilen ve bunun için nice anketler yapılan derbi maçı sonunda oynandı ve bitti. Kimi anketler fiyasko çıkarken kimisi ise sonucu doğru olarak tahmin etti. Bizce sonuç malumdü. Maç, Kadiköy'de galibiyetle sonuçlanacak bir Galatasaray derbi maçı idi ve maçın sonunda karşılaştığımız manzara ise haliyle Kadiköyde bundan önceki dokuz maçta da gördüğümüz tanıdık bir manzaraydı. Saha dışında çıkabilecek olaylar, saha içinde yaşanacak gürültü-patırtı ve çıkabilecek kartlar, taraftar kavgaları, hakemin muhtemel iki taraf için verebileceği hatalı kararları, bütün bu olup bitecekler her derbi öncesi tahminler içinde yer alabilecek görüşlerdi. Ancak hiç kimse bu maçın gidişatını ve sonunda kazanan tarafın bu denli hak ederek kazandığı bir maç olacağını tahmin edemezdi, edemedi de nitekim. Kadıköyde kazanılan bu galibiyeti, Şükrü Saraçoğlu'nun büyüsü ya da Galatasaraylı futbolcuların fobisi veya heyecanı olarak değerlendirmek, komik bir yaklaşım olduğu gibi sonrası için bizim futbolumuz ve Türk futbolu için bir tehlikedir.
Ne hakem kararları, ne de saha dışında ve içinde çıkan olaylar, dün akşam Şükrü Saraçoğlu stadında, taktik anlayışı ile birlikte futbolcuların yüreğini ve mücadele güçlerini sahaya yansıtarak kazandıkları bu galibiyete gölge düşüremez. Sonuna kadar hak edilen bir galibiyet almıştır Fenerbahçe. Futbolda gol atmak kadar önceside yememek gerektiğini de bir kez daha ispatlamış oldu takımımız bize. Tamam kimi zaman fazla pas nedeniyle ağır görünen bir yapıya sahipiz ve buda bizi pek hoşnut etmiyor. Ancak şuda bir gerçek her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Elimizdeki kadro ve futbolcu özellikleri bunu gerektiyor. Bu şekilde savunma ehemmiyeti ön planda oynamak sonunda başarı getirecektir mutlaka. Çok gol atana fazla puan vermiyorlar. Buna en iyi örnek Galatasaray. Bugün geldiğimiz noktada ise bu maçtan ve sonrasında ezeli rakibizin yaşandıklarından, biz Fenerbahçeliler ders çıkartmalıyız ki, rakibimizin düştüğü bu duruma biz de düşmeyelim. Fazla gol attığı ve fazla gol pozisyonuna girdiği (girdiği pozisyonları gole çevirmeyi becerdiği için desek daha doğru olacak) için Galaktikos denilen Galatasaray'a o gün methiye düzenler ve futbolcularını göklere çıkaranlar bugün geldiğimiz noktada alınan sonuçlar neticesinde Galatasaray'ı yerin dibine sokma çabasındalar. Ne gereğinden fazla göklere çıkaracaksın ne de gelen bir kaç kötü netice sonrasında yerin dibine sokacaksın. Kadro kalitesi, oyun dizilişi ve oyun tarzı ile benzer bu iki takım arasında oyunun oynama noktasındaki mantalite farkı bu iki takımı birbirinden ayıran en önemli fark. Eğer ayaklar yere sağlam bassa idi, bugün kazanan Fenerbahçe'nin neden kazanacağı, Galatasaray'ın ise neden kaybedeceği görülebilirdi. Dokuz haftalık lig süresince ve avrupa kupası maçlarında ortaya konan futbol, teknik yaklaşım, oyun tarzı, oyuncu ve teknik adam profili iyi irdelenmiş olsaydı bu maçın galibini tahmin etmek güçleşmezdi.

22 Ekim 2009 Perşembe

Steaua Bükreş - Fenerbahçe

Steaua Bükreş - Fenerbahçe
UEFA Avrupa Ligi H GRUBU 3.Maçı
22.10.2009 Perşembe Saat: 20:00
TNT ve D-Smart 'tan CANLI

TNT
Biss Key:
11804 00 BA CD 19 A0 03 20 09 2C ya da
001FFF 2A BA CD 19 A0 03 20 09 2C ya da
001FFF 00 BA CD 19 A0 03 20 09 2C

Steaua Bükreş - Fenerbahçe ve Galatasaray - Dinamo Bükreş Maçlarını Azerbeycan'dan İctimaiTV'den izleyebilirsiniz...

İctimai TV
Frekans: 11554 H 2916 – 2/3
Biss Key: 001FFF 12 12 12 12 12 12 12 12

''TAKIMLARIMIZA UEFA KUPASI MAÇLARINDA BAŞARILAR DİLİYORUZ''

5 Ekim 2009 Pazartesi

8. Haftaya 3-0'lık Skorlar İle Damga Vurdular

8. haftada Ankara'nın güçlü ekipleri ile karşılaşan Şampiyonluğun en güçlü adayları olarak görülen Fenerbahçemiz ve Galatasaray, haftaya 3-0 'lık skorlarla damga vurdular. Ezeli rakebette sarı kırmızılı ekip, Ankara deplasmanında Ankaragücü'ne 3-0 mağlup olurken, sarı lacivert renklerine gönül verdiğimiz Fenerbahçemiz ise Gençlerbirliğini 3-0 mağlup ederek kendisine ait olan 'Lige en iyi başlangıç yapan takım' rekorunu da yine kendisi kırmış oldu. Oynadığı futbol ile şampiyonluk yarışında, eleştire rakibine oranla daha fazla mahruz kalmasına karşın, ligte 8 de 8 yaparak 24 puanla haftayı lider olarak kapamayı başardı. Rakibine nerdeyse pozisyon vermeden 3 gol bularak futbolda önce gol yememenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Yüksek pas yüzdesi ile ayağında topu tutarak oyun kontrolünü maç boyu bırakmayan ve yakaladığı gol pozisyonları ile sonunda beğeni kazanmayı başardı.

Rakibimiz Galatasaray ise 7 hafta boyuncu attığı gol sayısı ile övgülere mahsar olurken, verdiği gol pozisyonları göz ardı edilmişti. Sonunda rakibimizin oynadığı rus ruleti kadar riskli oyun tarzı kendi başını yaktı. Gol atma adına savunma güvenliğini ikinci planda tutan oyun tarzı ve bu oyun tarzını gerektiren oyuncu profili ile adeta rus ruleti oynayan rakibimize, bu oyun şekli pahalıya mal oldu. Şans bu sefer rakip takıma güldü. Rakipleri önünde bir an önce gol bulmak için pervasızca ataklar düzenleyen sarı kırmızılı ekip golü bulamayınca, rakip kontra atakları sonunda kalesinde golleri gördü. ''Attın attın, atamadın rakip atar'' kuralının işlediği maçta Ankaragücü sonunda attı, üstelik 3 tane attı. Bulduğu gol pozisyonundan daha fazla gol pozisyonu veren sarı kırmızılı ekip, Ankaragücü'lü futbolcuların yakaladığı net pozisyonları gol çevirmesi halinde ligte tarihi bir yenilgiye imza atabilirdi. Son iki hafta puan kayıpları yapan sarı kırmızılı ekip ise eleştiri oklarına hedef olmaya başladı.

Not: Öte yandan mağlubiyete Ankaragücü'nün forma rengi ve şekli de sebep olmuş olabilir. :) Sarı-Lacivert-Çubuklu-Formanın, Galatasaraylı futbolcular üzerinde her daim psikolojik bir baskı unsuru olduğu da bir kez daha ispatlanmış oldu. :)

13 Eylül 2009 Pazar

Nasıl Yani? Emre'ye Kırmızı, Sarp'a Sarı MI?

Mustafa Sarp kendisine Tabata tarafından yapılan sert müdehale sonrası önce yerdeki rakibine kafa attı, sonra kendisine Ferrari müdehale ederken sol ayağı ile Tabata'nın kafasına tekme. Peki Mustafa Sarp ne kart gördü? Sarı.

Manisaspor dahil hemen her maçta Mustafa Sarp'a yapılan faullerin onlarcasına mahruz kalan Emre, Mustafa Sarp'ın bu maçta gösterdiği tepkinin yarısını bile yapmazken kırmızı kartla cezalanrıldı.
Şimdi soruyoruz; Galatasaray da oynarken de aynı hareketleri yapan Emre hiç kırmızı kart görmezken, Fenerbahçe de yaptığı aynı hareketler sonrası neden kırmızı kartla cezalandırılıyor? Ya da bugün Emre'den kat kat daha rezil hareketleri sahada yapan M.Sarp'a neden kırmızı gösterilmiyor? M.Sarp'ın üzerinde sarı lacivert forma olsaydı bu hareketlerin rengi kırmızı mı olurdu yoksa sarı mı? Kırmızı olacağından hiç şüphem yok. Hakemler formaya göre mi kart seçiminde bulunuyorlar? Emre söz konusu olunca eski bazı hakem müsfetteleri yorumlarında Emre'ye gösterdikleri çatal dillerini, benzer hareketleri yapan diğer oyuncular için neden kullanmıyor. Burada Emre'nin yaptığı hareketlerin doğru olduğunu savunmuyorum. Tabiiki yanlış. Ancak Emre'ye 3 maç ceza veren zihniyetler, M.Sarp'ın bir kırmızı kart bile görmemesini nasıl hazmedecekler onu merak ediyorum. Emre, Manisaspor maçında kafamı attı? Tekme mi? Ama 3maç ceza aldı. Mustafa Sarp, haftaya kadroda yerini alacak. Bu haksız bir rakabet doğurmuyor mu?

Ferrari, M. Sarp'ı tutmakta zorlanırken, Emre'ye böyle bir müdehaleye gerek olmuşmuydu?

Şimdi bu görüntülerden sonra kimse bana Emre'nin Manisaspor maçında bu hareketlerden daha şiddetli bir itiraz gösterdiğini savunamaz. Çünkü bu noktaya gelmeden Emre Kırmızıyı görmüş kulübenin yolunu tutmuş olurdu. Üzerinde Fenerbahçe forması taşımanın verdiği ağır külfette bu oluyor işte.

Burada M.Sarp, Ferrari'yede kafa atsa kırmızı görürmüydü? Topu ceza sahasının dışında son adam olarak elle kesen Leo Franco' ya kırmızı kart gösteremeyen ya da rakibini ceza sahasında çok usta bir şekilde yere indiren Emre Aşık'a penaltı çalamayan hakem burada o kırmızıyı da gösteremezdi. Şimdi bu durumda Hakem'in kötü olduğunu savunan zihniyet, neden sahada çalınan düdüklerin sadece Beşiktaş'ın aleyhine olmasını, Galatasaray aleyhine olmamasını nasıl açıklayabilir? Öyle ya kötü isen her iki tarafa da hatalı düdük çalarsın.

Evet Beşiktaş kötü oynuyor, evet kadro kalitesi düşük, evet derbi mücadelelerinde kazanma şansı düşük. Tamam Galatasaray'ın kadro yapısı kaliteli, tamam iyi oynuyor, tamam belki derbiyi kazanmayı hak ediyordu. Ama bütün bunlar hakemin böylesi bir maçta bu tip büyük hatalara imza atmasını haklı çıkarmıyor, çıkaramaz da. Bu maçtan sonra Galatasaray Ligte güçlü bir ekip ile oynasaydı bu eksikler dez avantajı olacaktı. Gerçi Kasımpaşa ile oynayacak etkilemezdi. Ancak çok kritik bir maç öncesi bu tip kartların gösterilmemesi ligin gidişatını etkileyecektir. Tamam hakem hataları olacaktır bu kaçınılmaz birşey. Ancak bu hatalar tek taraflı olursa o zaman zihinlerde hakemlerin samimiyetleri açısından soru işaretleri doğar. Kaldı ki böylesi derbi maçları yüksek konsantrasyon içinde yönetirken bu tip net görünen pozisyonlarda gerekli kararı veremeyen hakemler, diğer mücadelesi düşük maçlarda kim bilir ne tür hatalara imza atacaklar. Düşünmek bile ürkütücü...

12 Eylül 2009 Cumartesi

Derbi Maçları Ağır Gelir Beşiktaş'a! GS 3 - BJK 0


Fenerbahçe ile oynanan Süper kupa mücadelesinden sonra; ''-Beşiktaş'ın hücum oynayarak maçı kazanamayacağını söylemiştik. Bu oyun tarzı ile belki başa baş mücadele etti. Ancak takım kadrosu bence maçı kazanacak kalitede değil ve eğer derbi maçlarına bu şekilde çıkarsa maç kazanmasıda zor.'' demiştik.

Gençlerbirliği maçının ardından da ''-Beşiktaş'ın maçlarının çoğu, Gençlerbirliği ayarında ve üst düzey takımlara karşı beraberlik veya mağlubiyet ile sonuçlanır. Bu sonuçlara şimdiden alıştırmalı Beşiktaş taraftarı kendini. Daha şampiyonlar ligi maçlarıda üstelik başlamadı. 5. haftada Galatasaray ile oynayacakları derbi maçı Beşiktaş'ta bir dönüm noktası gibi görünüyor. Beşiktaş bu maçta eğer ağır bir yenilgi alırsa, belki o zaman Beşiktaş yönetimi ve Denizli geçen seneki şampiyonluğun ve kazanılan Türkiye kupasının gerçek değerlendirmesini yapar. Aslında gerçekte kötülerin iyisi olarak kazandıkları şampiyonluğun ve kupanın gölgesinden sıyrılarak güçlü bir takım kurma çabası içine girerler. Bunu anladıklarında ise bu sene için tren çoktan kaçmış olacak.'' diyerek Beşiktaş'taki kötü gidaşa dikkat çektik.

Beşiktaş, bu maçtan sonra Tabata'yı da aldığı Gaziantepspor ile sahasında berabere kalarak söylediklerimizde ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi bir kere daha bizlere. Bu güne geldiğimizde ise rakibi bu takımlardan daha güçlü bir takımdı. Sonuç kaçınılmazdı ve nitekim 3gol yiyerek büyük darbe aldı. Mustafa Denizli'nin çıkardığı onbirden, Holosko'yu oynatmama ve saha içi taktik hatalarından, kaleci Rüştü'nün yediği gollerdeki hatalarından ve savunmanın pozisyon hatalarından ya da forvet hattındaki becerisizliklerden bahsederek maçı değerlendirmek sadece günü kurtarmaktır. Neden böyle diyorum açıklayayım. Bir maçı değerlendirmek o günün şartları dahilinde yapılan hataları göstermek sadece kaliteli kadrosu olan ve şimdiye kadar iyi işler yapmış bir takım için kısa vedede bir anlam taşıyabilir. Ancak ligte 5 maçta sadece 1 galibiyet alabilmiş bir takım için ise sorunun tespitin de yeterli değildir.

Geçen sene Fenerbahçe ve Galatasaray'ın ligten erken kopmasının yanında, kaliteli futbol oynayabilen bir takımın olmadığı ligte, gerçekte kötülerin iyisi olarak kazandıkları şampiyonluk ve Türkiye kupasından sonra, Beşiktaş yönetimi gerçekleri göremedi. Bugün gelinen noktada ise Beşiktaş'ın ne Galatasaray ne de Fenerbahçe ile mücadele edebilecek bir kadro yapısına sahip olmadığı görünüyor. Bursaspor, Manisaspor, Eskişehirspor gibi güçlü ekipler ile oynamayan Beşiktaş, bu sene ilk 5 mücadelesi verir ancak. Fenerbahçe ile yapılan süper kupa maçının ardından, ligte geçen 5 hafta sonunda Beşiktaş'taki asıl sorunun, maça özel yapılan hatalardan ziyade kadro kalitesinin düşük olması olduğu açıkça görünmektedir. Nitekim Tabata ve İbrahim Kaş transferleri ile bu açığı kapatmaya çalışan Beşiktaş yönetimi, treni kaçırdıktan sonra bu transferleri son bir çırpınışla yaptı.

İlginizi çekebilir:

28 Ağustos 2009 Cuma

İşte UEFA Avrupa Ligi Rakiplerimiz

UEFA avrupa ligi kuraları sonucunda Fenerbahçemiz H grubunda yer alırken diğer temsilcimiz Galatasaray F grubunda yer aldı.

Fenerbahçemiz H grubunda, Steaua Bükreş, Twente, Sheriff ile mücadele edecek. 3. ve 4. gruptan gönlümüzden geçen takımlar ile eşleşirken 1. torbadan diğer ekiplere göre nispeten daha zayıf bir ekip olan Steaua Bükreş ile eşleştik. Grup liderliği için şanslı bir gruba düştüğümüzü söyleyebiliriz.

Diğer temsilcimiz Galatasaray F grubunda, Panathinaikos, Dinamo Bükreş, Strum ile mücadele edecek. 1. torbadan Yunan ekibi Panathinaikos ile eşlenen temsilcimiz içinde nispeten kolay bir grup.

UEFA Avrupa Ligi'nde, grup aşamasındaki maçlar 4'erli 12 grupta yapılacak. Her takım, çift devreli lig usulüne göre birbiriyle içerde ve dışarıda karşılaşacak, böylece her takım gruplarda toplam 6 maç oynayacak. Gruplarında ilk 2 sırayı alacak 24 takım 2. tura yükselecek. Grup maçları 17 Eylül ile 16-17 Aralık 2009 tarihleri arasında yapılacak.

UEFA Avrupa Ligi'nde H Grubu'nda yer alan Fenerbahçe'mizin maç programı şöyle:


17 Eylül 2009 Perşembe
Fenerbahçe – Twente
saat: 22.00

1 Ekim 2009 Perşembe
FC Sheriff – Fenerbahçe saat:20.00

22 Ekim 2009 Perşembe
Steaua Bükreş – Fenerbahçe saat:20.00

5 Kasım Perşembe
Fenerbahçe – Steaua Bükreş saat:22.05

2 Aralık 2009
Twente – Fenerbahçe saat:19.00

17 Aralık 2009
Fenerbahçe – FC Sheriff saat:22.05

Takımlarımıza UEFA Avrupa Liginde Başarılar Diliyoruz.

27 Ağustos 2009 Perşembe

UEFA Avrupa Ligi Play-Off 2. Maç Yayınları

FENERBAHÇE - SION
21.30'dan itibaren D Smart 42. Kanaldan, HD Smart 102. kanaldan Canlı Yayınlanacak.

FC Levadia - Galatasaray
21.00'dan itibaren D Smart 40. Kanaldan Canlı Yayınlanacak.

Toulouse - Trabzonspor
22.00'dan itibaren D Smart 101. Kanaldan Canlı Yayınlanacak.

TAKIMLARIMIZA BAŞARILAR

21 Ağustos 2009 Cuma

Gurur ve Hüzün Bir Arada

UEFA Avrupa Liginde Fenerbahçe ve Galatasaray gurur kaynağı olurken, Sivasspor ve Trabzonspor aldıkları sonuçlarla hüzünlendirdi. Milli gururlar büyük ölçüde gruplara kalmayı da garantilerken, Milli hüzünlerimiz ise gruplar için şanslarını da yok denecek kadar azalttılar.

Milli Gururun Fotoğrafı da FC Sion - Fenerbahçe Maçından

19 Ağustos 2009 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi Play-Off Maç Yayınları

SION - FENERBAHÇE
21.30'dan itibaren D Smartta Euro Futbol Kanalı ile D Smart Loca1 Kanallarından Canlı Yayınlanacak.

GALATASARAY -FC Levadia TALLINN
21.45'ten itibaren D Smartta Futbol Smart kanalı ile HDTV ve Loca2 Kanallarından Canlı Yayınlanacak.

TRABZONSPOR - TOULOUSE
19:45'ten itibaren D Smartta Futbol Smart ve Loca 2 Kanallarından Canlı Yayınlanacak.

SİVASSPOR - SHAKTAR DONETSK
21.00'den itibaren Show TV'den Canlı Yayınlanacak.

TÜM TAKIMLARIMIZA BAŞARILAR