18 Aralık 2009 Cuma

UEFA Avrupa Ligi 2. ve 3. Tur Eşleşmeleri

UEFA Avrupa Ligi 2. Turunda Fenerbahçemiz Fransız ekibi Lille ile, diğer temsilcimiz Galatasaray ise İspanyol ekip Atletico Madrid ile eşleşti. Temsilcilerimiz ilk maçlarını deplasmanda oynayacak.
''Takımlarımıza UEFA Avrupa Liginde Başarılar Diliyoruz''
2. Tur Eşleşmeleri:

Lille - Fenerbahçe
Atletico Madrid - Galatasaray
Rubin Kazan - Hopael Tel Aviv
Athletic Bilbao - Anderlecht
Kopenhag - Marsilya
Panathinaikos - Roma
Ajax - Juventus
Club Brugge - Valencia
Fulham - Shaktar Donetsk
Liverpool - Unirea
Hamburg - PSV Eindhoven
Villarreal - Wolfsburg
Standart Liege - Salzburg
Twente - Werder Bremen
Everton - Sporting
Hertha Berlin – Benfica

UEFA Avrupa Ligi'nde 2. tur ilk maçları 18 Şubat 2010 rövanşları 25 Şubat 2010'da yapılacak.

3. tur eşleşmeleri de belli oldu. Lille - Fenerbahçe maçının galibi Liverpool - Unirea maçının galibi ile Atletico Madrid - Galatasaray maçının galibi de 3. turda Everton - Sporting Lizbon galibi ile eşleşecek.

3. Tur Eşleşmeleri:

Lille - Fenerbahçe galibi Liverpool - Unirea galibi ile
Atletico Madrid - Galatasaray galibi Everton - Sporting galibi ile
Hamburg - Psv galibi Athletic Bilbao - Anderlehtc galibi ile
Rubin Kazan - Hopael Tel Aviv galibi Villarreal - Wolfsburg galibi ile
Hertha Berlin - Benfica galibi Kopenhag - Marsilya galibi ile
Panathinaikos - Roma galibi Standart Liege - Salzburg galibi ile
Ajax - Juventus galibi Fulham - Shaktar Donetsk galibi ike
Club Brugge - Valencia galibi Twente - Werder Bremen galibi

UEFA Avrupa Ligi'nde 3. tur ilk maçları 11 Mart 2010, rövanşları da 18 Mart 2010'da yapılacak.

Güle Güle Muhteşem Sol Ayak

Fenerbahçemize kattığın herşey için sana sonsuz teşekkürler.

Roberto Carlos ülkemize gelişi ile taraftarın gururu oldu. Tüm dünyada transferi ile ses getirdi. Başka daha ne denilebilir ki, Güle Güle güzel insan.

FC Sheriff Maçı ve 15 Puan

Galibiyeti getiren golün ayağı Uğur Boral, maçtaki performansı ile ilk onbir için çoktan hazır olduğunun sinyalini verdi. Solda Andre Santos ile bir süre oynamaya devam ederse, Carlos'lu sol kanat arayışına, Carlos'un gidişi ile de artık bir son vermiş oluruz. İkili arasında biraz uyum problemi gözüksede Fenerbahçe için sol kanatın en doğru iki ismi olacaklar düşüncesindeyim. Bu maçta oynayan, yedek kadroda görmeye alıştığımız ve hatta bazen kadroya dahi giremeyen oyuncuların performansları göz doldurdu. Özellikle Bekir'in sahaya koyduğu mücadele herkesin gözüne çarpmıştır diye düşünüyorum. Orta alanda Deniz oldukça iyi idi. Sakatlıktan tamamen kurtulduğunu ve hazır olduğunu gösterdi. Ancak son haftlarda oynayan Selçuk için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Akşamda çok fazla pas hatası yaptı. Oynadığı bölgede yeterince hızlı düşünüp hareket edemiyor. Takımın atak organizasyonlarının bu bölgeden başlaması sırasında yavaş kalıyor, bu da takıma hatal bir görüntü veriyor. Özer ise bu maçla beraber yükseliş grafiğine devam etti. İlk onbirin değişmez ismi olma yolunda. Sahaya kaptan olarak çıkan Semih gol pozisyonu girilen ataklarda etkin gözükmesine karşın maç genelinde performansı düşüktü. Guiza sanki bu maçta takımda kalmak ister bir hava içinde, takım için oynamaya çalışıtı. Devre arası akibeti belli olur. Takım için hayırlısı artık.

Not: Resimdeki görüntüden Andre Santos'a omuz atan Uğur ile aralarında artık bir problem kalmadığı açıkça belli oluyor. Hata diyebiliriz ki, Kazım'dan boşalan yeri Uğur dolduracak ve Andre Santos ile beraber yeni bir ikili olacak gibi .

3 Aralık 2009 Perşembe

Sadece Carlos Mu Gidecek?

Takımımız, Twente maçını kazanarak UEFA Avrupa Liginde grubu lider kapamayı garantilemişken, Guiza'nın 80 dakika boyunca sahadaki becerisizliğine bakmaksızın oyundan alınışına gösterdiği bu tepki, üstelik teknik direktörünün ona bu zamana kadar her seferinde sahip çıkmış olmasına karşın, takımda kalmak istemediğinin açık beyanıdır. Yönetim ve Teknik Heyet takım içi huzurun sağlanması için artık Guiza'ya yol vermelidir. Muhtemelen Guiza devre arası kendine gidecek bir kulüp bulmuş. Zira bu kadar pervasızca böyle bir hareket yapabildiğine göre onu bekleyen bir takım var demektir.
Maçtan alınır alınmaz, Koch'un müdehale etme çabasını boşa çıkararak direkt soyunma odasına giden, gol sevinçlerinde bile takımla bütünleşmeyen Guiza, artık sanırım sayın DAUM'unda gündeminde ilk sırayı alacak gönderilme konusunda. Takımın kangren olmaya yüz tutmuş bir parçası ve en kısa zamanda takımla bağlarının koparılması gerekiyor bence. Devre arası anlaşılan şu ki Carlos dışında Guiza da takımdan ayrılacak.

Sezon başı kampına geç katılması, sonraki performansı Guiza'nın takımda kalmak için pek gönlünün olmadığını zaten gösteriyordu. Üzerine bu hareket artık sanırım ben gidiyorum demenin açık beyanı şeklinde. Forvet ihtiyacımızın olduğunu Guiza ile bu işin yürümeyeceğini daha sezon başlamadan dile getirmiştik. Sanırım yönetimde zorla Guiza'lık olmayacağını görmüştür. Devre arası şartlar iyi değerlendirilmeli ve Guiza ile bu işin yürümeyeceği göz önünde tutularak bir forvet transferi yapılmalı.

2 Aralık 2009 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi Takımlarımızın Maç Yayınları: Twente - Fenerbahçe, Galatasaray - Panathinaikos

Twente- Fenerbahçe
UEFA Avrupa Ligi H GRUBU 5.Maçı
02.12.2009 Çarşamba Saat: 20:00
Eurofutbol ve HD Smart'tan CANLI

Galatasaray - Panathinaikos
UEFA Avrupa Ligi F GRUBU 5.Maçı
03.12.2009 Perşembe Saat: 22:05
Star TV ve Eurofutbol CANLI

Twente - Fenerbahçe ve Galatasaray - Panathinaikos Maçlarını Azerbeycan'dan İctimaiTV'den aşağıdaki frekans ayarını yapıp, şifreyi girerek izleyebilirsiniz...

İctimai TV
Frekans: 11554 H 2916 – 2/3
Biss Key: 001FFF 12 12 12 12 12 12 12 12

''TAKIMLARIMIZA UEFA KUPASI MAÇLARINDA BAŞARILAR DİLİYORUZ''

17 Kasım 2009 Salı

Türkiye Kupası Grupları Belli Oldu

Geçen sene Fortis Türkiye Kupası, bu sene ise Ziraat Türkiye Kupası ismi ile oynanacak olan Türkiye Kupasında grup kuralları çekildi ve maç programı belli oldu.

Grup A

Fenerbahçe, Eskişehirspor, Antalya, Altay, Tokatspor.

Grup B

Trabzonspor, Galatasaray, Ankaragücü, Denizli Belediyespor, Orduspor.

Grup C

Sivasspor, Denizlispor, Giresunspor, Tarsus İdmanyurdu, Bursaspor.

Grup D

Beşiktaş, İ. B. Belediyespor, Manisaspor, Kasımpaşa, Konya Şekerspor.
Grup maçları aşağıdaki tarihlerde oynanacak;

-1. HAFTA-
23 Aralık 2009 Çarşamba

A Grubu: Fenerbahçe-Altay, Antalyaspor-Eskişehirspor, (Tokatspor bay)
B Grubu: Denizli Belediyespor-Ankaragücü, Galatasaray-Trabzonspor, (Orduspor bay)
C Grubu: Giresunspor-Bursaspor, Sivasspor Tarsus İdmanyurdu, (Denizlispor bay)
D Grubu: Manisaspor-Beşiktaş, Konya Şekerspor-Kasımpaşa, (İ. B. Belediyespor bay)

-2. HAFTA-
10 Ocak 2010 Pazar

A Grubu: Tokatspor-Antalyaspor, Eskişehirspor-Fenerbahçe, (Altay bay)
B Grubu: Orduspor-Galatasaray, Trabzonspor-Denizli Belediyespor, (Ankaragücü bay)
C Grubu: Denizlispor-Sivasspor, Tarsus İdmanyurdu-Giresunspor, (Bursaspor bay)
D Grubu: İ. B. Belediyespor-Konya Şekerspor, Kasımpaşa-Manisaspor, (Beşiktaş bay)

-3. HAFTA-
13 Ocak 2010 Çarşamba

A Grubu: Altay-Eskişehirspor, Fenerbahçe-Tokatspor, (Antalyaspor bay)
B Grubu: Ankaragücü-Trabzonspor, Denizli Belediyespor-Orduspor, (Galatasaray bay)
C Grubu: Bursaspor-Tarsus İdmanyurdu, Giresunspor-Denizlispor, (Sivasspor bay)
D Grubu: Beşiktaş-Kasımpaşa, Manisaspor-İ. B. Belediyespor, (Konya Şekerspor bay)

-4. HAFTA-
17 Ocak 2010 Pazar

A Grubu: Antalyaspor-Fenerbahçe, Tokatspor-Altay, (Eskişehirspor bay)
B Grubu: Galatasaray-Denizli Belediyespor, Orduspor-Ankaragücü, (Trabzonspor bay)
C Grubu: Sivasspor-Giresunspor, Denizlispor-Bursaspor, (Tarsus İdmanyurdu bay)
D Grubu: Konya Şekerspor-Manisaspor, İ. B. Belediyespor-Beşiktaş, (Kasımpaşa bay)

-5. HAFTA-
27 Ocak 2010 Çarşamba

A Grubu: Eskişehirspor-Tokatspor, Altay-Antalyaspor, (Fenerbahçe bay)
B Grubu: Trabzonspor-Orduspor, Ankaragücü-Galatasaray, (Denizli Belediyespor bay)
C Grubu: Tarsus İdmunyurdu-Denizlispor, Bursaspor-Sivasspor, (Giresunspor bay)
D Grubu: Kasımpaşa-İ. B. Belediyespor, Beşiktaş-Konya Şekerspor, (Manisaspor bay)

Final 5 Mayıs 2010'da oynanacak.

6 Kasım 2009 Cuma

199,200,201 ve 3puan

Andre Santos attığı şık gol ile perdeyi açtı ve Fenerbahçemizin Avrupa Kupalarındaki 199 golünü atarak 200. gole yaklaştırdı. Kaptan Alex, Santos'a nazire yaparcasına attığı çalımlar ve sut ile perdeyi kapatan ve Steaua Bükreş'in tüm umutlarını bitiren golü attı. Avrupa Kuparında 200. golün de asistini yapan Kaptan Alex, Fenerbahçemizin 201. golünü atarak 300. golün startını vermiş oldu.
Bilica Fenerbahçemizin Avrupa Kuparındaki 200. golünü atarken hem yediğimiz goldeki pozisyon hatasını telafi etti hem de 200. golü atarak Fenerbahçe tarihindeki yerini aldı.

Belki Gaziantepspor ve Kayserispor maçlarında takımımız puan kaybetti. Uzun bir lig maratonunda puan kayıpları mutlaka olacaktır. Önemli olan takımın puan kaybetme biçimi. O maçta verdiği sinyaler gelecek için tehlike sinyaleri mi yoksa umut vadeden sinyaller mi? Takımın gidişatı ve verdiği sinyaller ilerisi için şimdilik bir tehlikeli sinyal içermiyor. Hatta umut vadeden sinyaller veriyor. Takımımızın yeni transferleri Mehmet Topuz, Andre Santos, Cristian ile ilk onbirde artık daha çok yer alan Kazım ve Emre'nin bu sene takımla olan uyumları her geçen gün artmaya devam ediyor. Bu uyumda pas alış-veriş trafiği daha işlerlik kazanmaya başlayınca, daha hızlı hücum eden ve daha az gol pozisyonu veren bir takım haline dönüşeceğiz. Takım dikkatli gözlerle izlendiğinde, bu pas alış-verişi yeterince hızlı ve doğru yapılamadığı görülecektir. Buda saydığım isimlerin bir arada yeni oynamasından ve uyum problemi çekmesinden kaynaklanıyor. Haftalar ilerledikçe aralarındaki uyum daha iyi olacak ve daha güzel bir Fenerbahçe izleme şansı bulacağız. En azından şimdilik bunu umuyor ve böyle olması için temenni ediyoruz. Bu süreçte umarız daha az sakatlık ve kart cezası olur. Başarılar da her 3 kupada kazanılarak sağlanır.

5 Kasım 2009 Perşembe

Fenerbahçe - Steaua Bükreş

Fenerbahçe - Steaua Bükreş
UEFA Avrupa Ligi H GRUBU 4.Maçı
05.11.2009 Perşembe Saat: 22:05
Star TV, Eurofutbol, HD Smart'tan CANLI


Fenerbahçe - Steaua Bükreş ve Dinamo Bükreş - Galatasaray Maçlarını Azerbeycan'dan İctimaiTV'den izleyebilirsiniz...

İctimai TV
Frekans: 11554 H 2916 – 2/3
Biss Key: 001FFF 12 12 12 12 12 12 12 12

''TAKIMLARIMIZA UEFA KUPASI MAÇLARINDA BAŞARILAR DİLİYORUZ''

Vaka-i Adliye = Vaka-i Ercan Saatçi & Metin Özülkü

Ercan Saatçi ile Metin Özülkü'nün program öncesi geçen küfürlü konuşmaları, malum son günlerin ağızlarda sakız olmuş konusu. Özellikle bir takımın, medyada ki tetikçilerinin gündem yaratma ve bazı olayları unutturma çabası olarakta değerlendirebiliriz konuyu. Olayı savunacak filan değilim. Küfürlü konuşmalar sonuç olarak toplumsal değerler açısından düşünüldüğünde hoş karşılanmayan ve belli bir konuma gelmiş bir insana da yakışmayan ifadelerdir. Ancak herkeste çok iyi biliyor ki hepimiz kendi aramızda muhabbet ederken bu tarz muhabbetler yapıyoruz. Öğrencisinden memuruna, şehirlisinden köylüsüne, en akademisyeninden en elit ve sosyetik geçinenine kadar yani toplumun her kesiminde özellikle futbol söz konusu olunca bu tarz muhabbetler yapılıyor, yapmıyorum diyen varsa da doğru konuşmuyor derim, bundan da kimse rahatsız olmuyor. Bu olayda ise konuşmaların kamera önünde gerçekleşmiş ve kayıt altına alınmış olması, sonrasında da bazı kimselerin kendi çıkar amaçları doğrultusunda bunu toplumun gözleri önüne servis etmiş olmasıdır.Dolayısıyla bu da olayı kamu nezlinde tartışılır hale getirmiştir ve bundan başka bir şey de değildir.

Bu konunun, asıl vahim olan ve olayı hukuk dilinde vaka-i adliye(sıradan bir olay)'den çıkaran tarafı ise FB TV'de montajla atılan görüntülerin, bazı kimselerce saklaması ve olaydan bir kaç sene sonra özellikle bir GS maçından sonra gündeme getirilmesidir. Bu olay meyada yer alış zamanı ve şekli ile çok şarşıtıcıdır. Bununla birlikte, sonuçta sadece bir takım taraftarı olan Ercan Saatçi üzerinden polemik yaratılarak, olayın aslında altında yatan başka bazı amaçlar uygulanmaya yönekilik olduğu düşüncesi uyandırmaktadır bende. Neden bu kişiler bu görüntüleri saklama ve FB TV dışına çıkarma gereksinimi duymuşlardır? Bu görüntüler, santaj ve çıkar amaçlı kullanılmak amacı ile mi, yoksa çalıştıkları kurumda başka bir takımın taraftarı olmanın verdiği bir hissiyat ile olayın sindirilememiş olmasından dolayı bir amaç için mi saklanmıştır? Bir hissiyat ile yapılmış olsa çekildiği tarihte gündeme gelmesi ve medyaya servis edilmesi gerekmezmiydi? Gerekirdi diye düşünüyorum. Şu halde bu görüntüler çıkar amaçlı saklanmıştır. Peki bu görüntülerin bir GS maçından sonra Kadiköy de özellikle on yıldır süren FB'in yenilmezlik serisinden sonra ortaya çıkması ise tesadüfmüdür? Bu görüntülerden zaten önceden beri haberi olanlar neden şimdiye kadar bu görüntüler konusunda hiç birşey yapma gereksinimi duymadılar? Derbi maçı bittikten sonra bu görüntüler bazı kişiler vasıtası ile medyaya servis edilerek ve üzerine bir sonraki haftanın maçları oynanmış olduğu halde olayı hale gündemde tutma çabası ile ne amaçlanmak istenmektedir? Derbi maçında çıkan olayları gündemde tutmak ve mağlubiyeti unutturmak isteyenlerin fırsat bu fırsat deyip görüntüleri medyaya servis ettikleri kanaati aklı selim olan herkesin varacağı bir sonuç olarak görünmekte. Peki maç öncesi bu görüntüler ellerinde olanlar ve şimdiye kadar bekleyenler, derbi maçını GS kazanmış olsaydı acaba bu görüntüleri gündeme getirirmiydi? Hiç zannetmiyorum. Çünkü o zaman kazandıkları zaferin önüne başka bir olayın geçmesine izin vermezlerdi. Şu halde bu olayın zamanında değil de şimdi neden gündeme getirildiği ortadadır.

Kısacası bu görüntülerin saklananarak kurum dışına çıkarılması, bu olayı yasal olarak sıradan bir olay olmaktan çıkarmıştır. Görüntüleri, meslek etiğine ve yasalara aykırı bir şekile kurum dışına çıkaracak kadar gözü kararan kişiler için, bunu sadece bir taraftar hissiyatı ile yaptıklarının söylenmesi ise inandırıcı değildir ve bu olayı adli bir olay yaptığı gerçeğini de değiştirmez.

Not:Vaka-i Adliye= Sıradan olay (hukuk dilinde) demektir.
Örneğin: FB'nin GS'yi Kadiköyde on yıldır yenmesi vaka-i adliyedir ancak GS, FB'yi yenseydi bu olay artık vaka-i adliye olmaktan çıkardı ve şaşılacak bir olay olurdu.

26 Ekim 2009 Pazartesi

Hak Edilen Bir Zafer ve Sonrasında Yaşanan Sevinç...

Günlerden beri kimin kazanacağı merak edilen ve bunun için nice anketler yapılan derbi maçı sonunda oynandı ve bitti. Kimi anketler fiyasko çıkarken kimisi ise sonucu doğru olarak tahmin etti. Bizce sonuç malumdü. Maç, Kadiköy'de galibiyetle sonuçlanacak bir Galatasaray derbi maçı idi ve maçın sonunda karşılaştığımız manzara ise haliyle Kadiköyde bundan önceki dokuz maçta da gördüğümüz tanıdık bir manzaraydı. Saha dışında çıkabilecek olaylar, saha içinde yaşanacak gürültü-patırtı ve çıkabilecek kartlar, taraftar kavgaları, hakemin muhtemel iki taraf için verebileceği hatalı kararları, bütün bu olup bitecekler her derbi öncesi tahminler içinde yer alabilecek görüşlerdi. Ancak hiç kimse bu maçın gidişatını ve sonunda kazanan tarafın bu denli hak ederek kazandığı bir maç olacağını tahmin edemezdi, edemedi de nitekim. Kadıköyde kazanılan bu galibiyeti, Şükrü Saraçoğlu'nun büyüsü ya da Galatasaraylı futbolcuların fobisi veya heyecanı olarak değerlendirmek, komik bir yaklaşım olduğu gibi sonrası için bizim futbolumuz ve Türk futbolu için bir tehlikedir.
Ne hakem kararları, ne de saha dışında ve içinde çıkan olaylar, dün akşam Şükrü Saraçoğlu stadında, taktik anlayışı ile birlikte futbolcuların yüreğini ve mücadele güçlerini sahaya yansıtarak kazandıkları bu galibiyete gölge düşüremez. Sonuna kadar hak edilen bir galibiyet almıştır Fenerbahçe. Futbolda gol atmak kadar önceside yememek gerektiğini de bir kez daha ispatlamış oldu takımımız bize. Tamam kimi zaman fazla pas nedeniyle ağır görünen bir yapıya sahipiz ve buda bizi pek hoşnut etmiyor. Ancak şuda bir gerçek her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Elimizdeki kadro ve futbolcu özellikleri bunu gerektiyor. Bu şekilde savunma ehemmiyeti ön planda oynamak sonunda başarı getirecektir mutlaka. Çok gol atana fazla puan vermiyorlar. Buna en iyi örnek Galatasaray. Bugün geldiğimiz noktada ise bu maçtan ve sonrasında ezeli rakibizin yaşandıklarından, biz Fenerbahçeliler ders çıkartmalıyız ki, rakibimizin düştüğü bu duruma biz de düşmeyelim. Fazla gol attığı ve fazla gol pozisyonuna girdiği (girdiği pozisyonları gole çevirmeyi becerdiği için desek daha doğru olacak) için Galaktikos denilen Galatasaray'a o gün methiye düzenler ve futbolcularını göklere çıkaranlar bugün geldiğimiz noktada alınan sonuçlar neticesinde Galatasaray'ı yerin dibine sokma çabasındalar. Ne gereğinden fazla göklere çıkaracaksın ne de gelen bir kaç kötü netice sonrasında yerin dibine sokacaksın. Kadro kalitesi, oyun dizilişi ve oyun tarzı ile benzer bu iki takım arasında oyunun oynama noktasındaki mantalite farkı bu iki takımı birbirinden ayıran en önemli fark. Eğer ayaklar yere sağlam bassa idi, bugün kazanan Fenerbahçe'nin neden kazanacağı, Galatasaray'ın ise neden kaybedeceği görülebilirdi. Dokuz haftalık lig süresince ve avrupa kupası maçlarında ortaya konan futbol, teknik yaklaşım, oyun tarzı, oyuncu ve teknik adam profili iyi irdelenmiş olsaydı bu maçın galibini tahmin etmek güçleşmezdi.

23 Ekim 2009 Cuma

Kazım - Andre Santos SHOW

Kazım ve Andre Santos Steaua Bükreş'e atılan gol sonrası ayak hareketleri ile yaptıkları sevinç gösterisiyle bir show'a daha imza attılar. Bu ikili onbirde yer aldığı sürece sanırım bu show devam edecek. Futbolun bir oyun olduğunu hatırlatmaları ve yaptıkları ile yüzümüzde bir tebessüm oluşturmaları açısından çok güzel hareketler bunlar. Ne diyelim başka. Böyle sevimli hareketler kanaryaya yakışır.

Bükreş'te İnanılarak Alınan Üç Puan...

Bükreş'e giderken kafilede tek forvet oyuncusu Semih'in oluşu ve antremanda onunda sakatlanarak Guzia, Alex ve Deivid'e katılması ile Fenerbahçe 4 ileri uç oyuncusunu kaybetmiş forvet oynayabilecek 1 Kazım kalmıştı ve bu şekilde sahaya çıkacaktı. Bu şartlarda, maçtan önce tek beklentim, oynanacak oyunun güzelliğinden ziyade, maç sonunda skorun lehimize olması idi. ''Nasıl olursa olsun, 1-0 olsun. Bizim olsun.'' dediğimiz bir maçtı öylede oldu. Sonuçta forvet oynayabilecek özellikte bir Kazım vardı ve teknik direktörümüz Daum da ona bu mevkide görev vermek zorunda kaldı. Kazıım da gölü atarak galibiyetin alınmasında önemli bir rol oynadı. Sahaya çıkan onbirde kaleci ve 4 savunma oyuncusu dışındaki 6 oyuncunun orta saha oyuncusu olması, maçta bu bögede topa hakim olacak takımın Fenerbahçe olacağını gösteriyordu. Nitekim takımımızın topla oynama yüzdesi %64 olarak maç sonu istatistiklerine yansıdı. Bu kadro yapısı ile takımımızın fazla gol pozisyonu ve gol bulmasını beklemiyordum. Nitekim maçta 1 gol bulabildik. Ancak beklediğimden daha fazla net gol pozisyonunu bulduk, fakat kaçırdık. Son vuruşlar daha dikkatli yapılsa maçı koparan skoru ilk yarıda elde edebilirdik. Emre ve Gökhan'ın performansları üst düzeyde idi. Özer Hurmacı kalitesini gol pozisyonunda topu R. Carlosa verirken bir kez daha kanıtladı. 90dakikadaki görüntüsü iyidi. Ancak fizik eksiği olduğu da göze çarptı. Sayın Daum'um Özer konusunda neden biraz ağırdan aldığınıda daha iyi anlamış olduk. Andre Santos geldiğindeki oyunundan biraz uzakta bir görüntü çizmeye devam etti. Cristian ise her geçen gün performansını yükseltiyor. İnişli çıkışlı bir grafik çizmemesi güven verici. Lugano'yu akşam pek beğenmedim, gereksiz ve dengesiz şekilde topa müdehalelerde bulunuyor. Aynı mevkide oynayan Bilica da onun kadar çok mücadele ediyor ve hamle yapıyor ama ne kart görüyor ne de tehlike yaratabilecek bir yerde faul yapıyor. Kısacası Lugano'nun biraz daha dikkatli oynaması gerekiyor. R.Carlos, yaşına göre oldukça iyi idi. Maça sonradan dahil olan Vederson ise hem savunma hem hücum anlayışında tam olarak vasattı. Basında yer haberlere göre maçtan sonra soyunma odasına giderken, Emre bir pozisyon hakkında Vederson ile tartışmış. Haber ne kadar doğru bilmiyorum ama oyunun son bölümlerinde oyuna dahil olan Vederson, bu kısa sürede beni dahi ekran karşısında sinirlendirmeyi başardı. Emre'nin kızmasını anlayabiliyorum doğrusu. Takım, Bükreş'te 3puanı almak için gerçekten inarak sahaya çıkmış. Kısacası UEFA kupası için grupta iddamızı sürdürmek ve GS derbisi öncesi suyun bulanmaması için alınan bu galibiyet çok önemli.