7 Ağustos 2009 Cuma
Sıradaki FC Sion
UEFA Avrupa Ligi Play-Off Turunda FC Sion ile eşleştik. İlk maç 20 Ağustosta. Sion'un 20bin kişilik Tourbillon Stadında oynacak maçın rövanşı 27 Ağustos'ta.İşte ilk maçı oynayacağımız Tourbillon Stadı. İşviçre ligi 4. haftayı geride bırakırken, Sion kendi sahasında oynadığı maçlarda, FC Luzern önünde 3-1 kazanırken, FC Basel 1893'e 2-1 kaybetti. Deplasmanda oynadığı maçlarda ise Grasshopper Club Zürih'e 3-1 kaybederken, Neuchatel Xamax'ı 3-1 yenerek ilk 4 haftada 2 galibiyet 2 mağlubiyet ile 6 puan topladı ve lig'te 4.sırayı aldı. Geçen sene ligi 8. sırada bitiren Sion, İsviçre kupasını aldığı için UEFA Avrupa Liginde oynamayı haketti. Kadrosundaki en önemli ismi bu sene transfer ettiği 31yaşındaki Lokonda Mpenza. Sahaya Fenerbahçemizin dizilişi aynı dizilişte çıkıyorlar. Kadro kalitesi takımımıza oranla çok düşük olan Sion'u rahat eleyeceğimizi ve UEFA Avrupa Ligi'ne yükseleceğimizi düşünüyorum. Bilica'nın Sion maçında oynamayacak oluşuna rahmen:) Maç tarihine kadar rakibimizi daha iyi tanıyıp maça tarihine yakın analizlerimizi paylaşırız. Şimdilik lige konsantre olalım:)
Tehlike Çanları Çalıyor... Bu Kez Daha Gür!!!

22 Temmuzda Fenerbahçede son transferler ve ilk onbir? başlıklı yazıda ve 15 Temmuzda Fenerbahçe transferde nereye gidiyor? başlıklı yazıda ne demiştik? Bu maçla ozaman söylediklerimizi tüm açıklığı ile gördük. Kısacası bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki dile getirdiğimiz eksiklikler su üstüne çıktı ve Fenerbahçemizde maçtan önce duyulmayan veya duyulmak istenmeyen tehlike çanları bu maç ile daha bir gür çalmaya başladı. Umarım yönetim teknik heyet ve sayın Kocaman bu sesi duyar, gerekli önlemler alınır ve hal bu iken umarım bu üç mevkiye transferler yapılır. Yoksa sene sonu bizim için hayal kırıklığı ile sonuçlanır.
Budepest Honved - Fenerbahçe Maçının Ardından
FENERBAHÇE: Volkan, Ali, Bilica, Önder, Vederson, Deivid, Cristian, Selçuk, Andre Santos, Alex, Güiza6 Ağustos 2009 Perşembe
Budapest Honved - Fenerbahçe
5 Ağustos 2009 Çarşamba
Anlamsız Serüvenlerin Kahramanları
Peki ya sana ne demeli Lugano. Fenerbahçe taraftarının gönlünde bir taht kurmuşsun, seni defansın bel kemiği gibi gören taraftar sana ilgisini, sevgisini hiçbir zaman esirgememiş, peki buna karşın sen ne yaptın. Fenerbahçe'nin verdiği parayı beğenmeyip burun kıvırdın, sonrada taliplerinden gelen transfer tekliflerinin %40-50'si vergiye gideceğini ve eline geçecek paranın, Fenerbahçeden aldığının yarısı dahi olmayacağını ancalayınca ve sözde transfer tekliflerinden de sonuç çıkmayıp kendine bir kulüp bulamayınca ortada kaldın. Belki bir umut bekle Fenerbahçe olur! Ha bu arada Edu Fenerbahçe ile antremanlara çıkmaya başladı. Sözleşmesi askıyada alınmadı. Bundan sonrada Edu'nun sözleşmesi askıya alınırsa da, Fenerbahçe bu saatte kadar senin keyfini beklememiş ve zaten Edu için bir alternatif düşünmüştür. Öncelikte bu alternatif olacaktır. Şimdiden geşmiş olsun sana diyorum Lugano.4 Ağustos 2009 Salı
Cesur Yürekle Yola Devam
Fenerbahçeye geldiğinden beri oynadığı futbolla herkesin beğenisini kazandı. Taraflı tarafsız herkesin gönlüne taht kurdu. Milli futbolcumuzla Fenerbahçemiz 5yıl daha yola devam kararı aldı. Cesur yürekle sözleşme uzatma kararı alan yönetimimizi tebrik ediyorum. Sayın Aykut Kocaman'ın ''Fenerbahçenin geleceğini planlamak zorundayız'' derken sadece dış transferde değil kadro içinde de gerekli atılımların yapılacağını kastettiğide bu anlaşma ile belli oldu. Bu sene izlenen Transfer Politikası, yönetimimiz, sportif direktörümüz Aykut Kocaman ve teknik direktörümüz Daum arasında uyum içerisinde sürdürülüyor. Bu uyumun devamını temenni ediyorum. CESUR YÜREK GÖKHAN GÖNÜL senin bu takımda olmandan ve seni izlemekten Fenerbahçe taraftarı olarak kıvanç duyuyoruz.3 Ağustos 2009 Pazartesi
Tebriği En Çok Hak Edenler
Roland Koch, Fenerbahçemizde 3 yıl 1. Daum döneminin yardımcı antrenörü, kondisyoneri, teknik direktör yardımcısı. Hangisini isterseniz onu diyebilirsiniz. Ancak şu bir gerçek hem sempatik hemde sevilen bir insan. Fenerbahçe, onun kondisyoner olduğu dönemde tarihinin, en koşan takımı oldu ve şimdi 2. Daum döneminde de takımın başında. Kim nerderse desin teknik direktörlük için Daum ismi geçince önce aklıma Koch geldi. Daum'dan çok onun takıma geleceğine sevindim. Özellikle Aragones'li dönemde sürenen bir takımı ancak Koch gibi bir adam diriltebilirdi. Başarıların arkasındaki gerçek isimleri yeri geldikçe onurlandırmak gerekir diye düşünüyorum.
Almanya Kampında, taraftarın yoğun ilgisi nedeniyle otellerine kapanan futbolcular akşamı hafif çalışma ile geçireceklerini sanarken, Koch takımı otel merdivenlerinde koşturdu. Futbolculara kronometresini göstererek "Hızlıca yukarı çıkıp geri geleceksiniz. Geç kalan arkadaşını sırtına alıp yine çıkacak" diyerek kuvvet çalışması yaptırdı. Belki futbolcular için Koch gibi birinin başlarında olması zor olabilir. Argonesten sonra, ilk ciddi sınavı Süper Kupa maçında, maçın son dakikalarına kadar ayakta kalan ve rakibine oranla, sahada daha diri kalmayı başaran bir takım vardı. Bu kadar kısa bir süre içinde sağlanan diriliş, sadece Koch gibi bir kondisyonerin yeteneği ve başarısıdır. Bilgisi ve tecrübesi ile takımıza ilerki günlerde daha fazla güç katacağına dair Koch'a, taraftar olarak güveniyoruz. Bu yapısı ve işine olan saygısı nedeniyle de Koch'un, en büyük saygıyı hak ettiğini düşünüyoruz. 2 Ağustos 2009 Pazar
Süper Kupa Sahibini Buldu
Beşiktaş - Fenerbahçe Süper Kupa Maçını Kim Kazanır?
TFF Süper Kupası'nda
Beşiktaş -Fenerbahçe Maçını
FOX TV'den Saat:21.00 'da Canlı Olarak İzleyebilirsiniz.
Muhtemel onbirler:
BEŞİKTAŞ
Rüştü, İ.Köybaşı(İ.Üzülmez), Sivok, Ferrari, Erhan, Serdar(Tello), Ernst, Fink, Holosko, Yusuf, Bobo(Nobre )
FENERBAHÇE
Volkan, Önder, Bilica, Gökhan, Dos Santos, Cristian, Emre, Kazım, Deivid(Vederson), Alex, Güiza
Bu akşam süper kupa maçı öncesi Maçı kim kazanır? Kupayı kim alır? gibi soruları bende herkes gibi soruyorum. Sorulara yanıt bulmak için ise iki takımı değerlendirdim. Muhtemel onbirleri yukarıda verdim. Fenerbahçemizin çıkacak muhtemel onbiri belli. Bu kadroda sadece Deivid'in oynadığı mevkide bir değişiklik yapabilir Daum. Deivid oynarsa o kanada işlerlik kazandırmalı yoksa honved maçında olduğu gibi sadece sağ kanat organizasyonlarına kalırız. Pas ve hücüm organizasyonları geçen seneye göre bu sene daha iyi olan takımımızda en çok defanstaki ikili bu maçın kaderini belirleyecek. Fenerbahçe açısından tabii. Ayrıca Cristian ve Emre ikilisinin ön planda çıkacağı bir maç bekliyorum. Zira Beşiktaş gol organizasyonu için kanatları değil orta sahadan defansın arkasına atılacak toplar ile gol arayacak. Önder, Bilica ikilisi hata yapmaz ve Emre Cristian ikilisi defansa yardım ederse Beşiktaş gol pozisyonuna girmekte zorlanacaktır. Ancak mutlaka gol bulacaklar. Çünkü Honved, Boluspor ve Almanya kampındaki hazırlık maçlarında hep gol yedi Fenerbahçe. O nedenle de demiyormuyuz zaten defanstaki ikili Fenerbahçenin yumuşak karnı diye. Beşiktaş'ın ilk onbiri konusunda tereddütlerim var. Sayın Denizli bu maç için nasıl bir onbir ile çıkar ve hücüm mu yoksa kapanıp kontra atak bir futbol anlayışımı benimser göreceğiz. Bunu ilk onbir tercihi belli edecek. Beşiktaş'ın bu maçta gol bulacağını ancak bulduğu golden fazla yiyeceğini düşünüyorum. Beşiktaş, ceza sahası içinde bir savunma anlayışı ile maça çıkarsa yenilmekten kurtulamaz. Denizlinin böyle bir hata yapacağını düşünmüyorum. Bence ceza sahası önünde orta saha yakın ve kontraatak bir futbol benimseyecek Denizli. Zaten şuan Beşiktaş'ın oynadığı en iyi taktikte bu. Bu nedenlede yukarıda verdiğim onbiri (Tello ve Nobre, İbrahim Üzülmez yedek) tercih edecek Denizli. Emre ve Cristian'a fazla iş düşeceğini söylememin nedeni Beşiktaşın bu oyun tarzı zaten. Eğer Tello'lu bir kadro yaparsa Denizli, bu seferde yabancı kontejanı nedeniyle Nobre'yi ve Fenerbahçenin sağ kanatına önlem almak içinde İbrahim Üzülmez'i kadroya dahil edecektir. Bu kadro ile Beşiktaş atak bir futbol oynacağını çıkarabiliriz. Ancak bu kadronun şansı olmaz Fenerbahçeye karşı. Beşiktaş hangi kadro ile çıkarsa çıksın gerekli önlemleri alacağını tahmin ediyorum Sayın Daum'un.
Kısacası Fenerbahçe topa ve ayağına hakim futbolcuların olduğu, hücum organizasyonları daha iyi bir takım. Ancak Argones'ten sonra Fenerbahçe kondisyon olarak henüz tam olarak torparlanamadı. Biraz daha zamana ihtiyacı var bunun için. Defans ikilisi ise yumuşak karnı.
Beşiktaş geçen senenin şampiyonu ve takımına yeni transferler ile güç kattı. Denizli ile yollarına devam ediyor olmaları artı bir avantaj sağlıyor. Fenerbahçeye oranla daha diri bir görüntü içindeler. Ancak Beşiktaş topa sahip olma ve gol pozisyonu üretme açısından Fenerbahçeye oranla daha az beceriye sahip. Buna karşın savunma becerisi daha yüksek. Ayrıca Barış Kupasında psikolojik açıdan biraz hırpalandığını düşünüyorum Beşiktaş'ın. Bu akşam bu nedenle ilerleyen dakikalar Beşiktaş için zor olacak. Fenerbahçemiz galibiyete daha fazla yakın görünüyor bence. Bir taraftar olarak başka ne diyebilirim ki. :)
Sonuç olarak çekişmeli ve gollü bir maç olacak. Kazanmayı daha fazla arzulayan ve isteyen takımın bir adım daha öne çıkacağı, birazda futbol perisinin yardım edeceği takım kazanacak ve kupayı alacak bu akşam. Fenerbahçemize Başarılar Diliyorum.
Herşeyden Önce Güzel ve Centilmence Bir Karşılaşma Olsun ve Türk Futbolu Kazansın...
TFF Süper Kupa
TFF Süper Kupası, eski isimleriyle Cumhurbaşkanlığı Kupası veya Devlet Başkanlığı Kupası, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Türkiye ligi ve Türkiye Kupası şampiyonları arasında düzenlenmek üzere 1966 yılında başlatılan futbol karşılaşmasıdır.Futbol sezonu maçla son bulurdu ve Cumhurbaşkanının adını taşıyan bu kupa Ankara'da yapılırdı. Kupa, 1981 ve 1982 yıllarında Devlet Başkanlığı Kupası adı altında oynandı. Cumhurbaşkanlığı Kupası, son kez 1998 yılında düzenlendikten sonra kaldırıldı ve yerine Türkiye Süper Kupası (TFF Süper Kupa) düzenlenmektedir.
2006 Yılından itibaren TFF Süper Kupa ismi ile oynanmakta olan organizasyon, 30 Temmuz 2006'da ilk kez Frankfurt, Almanya' da başladı. İlk maçı 2005-2006 Sezonunda Turkcell Süper Lig Şampiyonu Galatasaray ve Fortis Türkiye Kupası Şampiyonu Beşiktaş oynadı. Beşikteş, Galatasaray'ı 1-0 yenerek turnuvanın şimdiki adıyla kupanın ilk sahibi oldu. 2006-2007 Sezonunda Turkcell Süper Lig Şampiyonu Fenerbahçe ve Fortis Türkiye Kupası Şampiyonu Beşiktaş oynadı. Fenerbahçe, Beşiktaş'ı 2-1 yenerek kupanın şimdiki adıyla 2. sahibi oldu. 2007-2008 sezonunda Turkcell Süper Lig Şampiyonu Galatasaray ve Fortis Türkiye Kupası Şampiyonu Kayserispor oynadı. Galatasaray, Kayserispor'u 2-1 yendi ve kupanın şimdiki adıyla 3. sahibi oldu.
Süper Kupa, Turkcell Süper Lig Şampiyonu ile Fortis Türkiye Kupası Şampiyonu olan takımlar arasında oynanır. Turkcell Süper Lig Şampiyonu aynı zamanda Fortis Türkiye Kupası Şampiyonu olduğu takdirde, Fortis Türkiye Kupası İkincisi ile oynar. Bu nedenle 2009 yılı Türkiye Süper Kupa finali ise; 2008-2009 Fortis Türkiye Kupası ve aynı zamanda 2008-2009 Turkcell Süper Lig Şampiyonu olan Beşiktaş ile statü gereği Fortis Türkiye Kupası 2.si Fenerbahçe arasında oynanacaktır.
1 Ağustos 2009 Cumartesi
Mazide Bir Anı Olan Kupa Organizasyonları

Futbol Federasyonu, Ulu Önder M. Kemal Atatürk adına 4 kez kupa organizasyonu düzenledi. 1955 yılında ilki düzenlenen Atatürk Kupası turnuva usulü ile yapıldı.Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Adalet ve Vefa takımları bu turnuvaya katıldı. Turnuvada Fenerbahçe ikinci olurken birinci Adalet ilk Atatürk Kupası'nın sahibi oldu. Adalet takımı kapandığı için bu kupa şu anda Adalet Fabrikasının şeref bölümünde bulunmaktadır.
İkinci Atatürk Kupasını Fenerbahçe, Beşiktaş’ı ve Galatasaray’ı yenerek kazandı. 34 yıl aradan sonra tekrar 10 Kasım 1998 tarihinde Ulu Önder Atatürk'ün ölümünün 60. yılında üçüncü kez düzenlenen en büyük kupa Atatürk kupasını da yine Fenerbahçe, Beşiktaş’ı yenerek müzesine götürdü. 1 Kasım 2000’deki son kupayı Beşiktaş, Galatasaray galibiyetiyle elde etmiştir.
86 yıllık Cumhuriyet tarihimizde, cumhuriyetimizi kuran Atamız adına bu güne kadar 4 kez kupa organizasyonu düzenleyerek vefa örneği gösteren Federasyonumuza da teşekkürler!!!
Başbakanlık Kupası
Başbakanlık Kupası, ilk kez 1944 yılında oynanmaya başlanmıştır. 5 yıl devam eden kupa, Türkiye Amatör Futbol Birincisi ile Milli Küme Şampiyonu arasında oynanmıştır. 1950 yılında Milli Küme'nin son bulması ile Başbakanlık Kupası da 1966 yılına kadar yapılmamıştır. 1966 yılında Türkiye Futbol Federasyonu uygulamayı yeniden başlatmıştır. 1982, 1983, 1984 yıllarında ise ara verilmiştir. Son kez 14 Mayıs 1998 tarihinde Fenerbahçe'nin bu kupayı kazanmasından sonra Başbakanlık Kupası tekrar kaldırılmıştır ve mazideki yerini almıştır.
Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası ( TSYD kupası)
Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) tarafından 1963 yılında düzenlenmeye başlanan ve sonrasında gelenekselleşen bir turnuva idi. İstanbul Şubesi'nin düzenlediği "Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası" İstanbul'un üç büyük kulübü olan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray arasında oynanırdı. 1968 - 1969 sezonunda oynanmayan bu kupa, 1999 - 2000 sezonundan sonra, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray'ın istemesi üzerine kaldırılmıştır. Kupayı en son Galatasaray kazanarak müzesine götürmüştür. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş bu kupayı 12'şer defa kazanma başarısı göstermişlerdir. Artık sadece Anadolu'da düzenlenmektedir. Şu sıralar TSYD Ankara Turnuvası oynanmakta ve TRT ekranlarından canlı olarak yayınlanmaktadır. Turnuvaya 4 Takım katılıyor.
Sözün özü, bir dönem ülkemizde oynanan bu kupa organizasyonları şimdi mazide bir anı olarak hatırlanıyor ve kupalar müzelerimizde tarihi bir kanıt olması adına tutuluyor.
Bu arada bir sözümde TFF ve Üç büyüklerimizin Başkanlarına olacak. Abuk sabuk takımlar ile yapılan hazırlık maçları veya organizasyonlara katılmak suretiyle Türk futbolunu yüceltilmesi ve takımlarınızın Avrupa düzeyinde mücadele edebilecek bir seviyeye gelmesini beklemek umuttan öteye geçemez. Dünyada olduğu kadar ülkemizde de oldukça fazla ilgi gören futbol maçları ile ulusal bir heyecan yaşanmaktadır. Bu nedenle lig öncesi özellikle Avrupa kupalarında oynayacak takımların katılımlarının sağlanacağı bir Kupa turnuvası düzenlenmesini son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde bugün Sivaspor'un daha öncede diğer büyük takımlarımızın yaşadığı hayal kırıklıklarının önüne bir nebze olsun geçilecektir kanaatindeyim. Ulusal bir kanaldan da şifresiz yayınlanacak bu turnuvanın, Futbola, Süper Lig'e ve Kupalara olan ilgiyi daha da arttıracağı açıktır.
ÖNERİ
